MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 51/3. maddesi ile belirlenen denetim süresinin belirlenen ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 51. maddesinin uygulanmasındaki 1 yıllık denetim süresinin ceza miktarı olan 1 yıl 11 ay 10 güne yükseltilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının varlığı halinde uygulanabilecek olan 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5-14. fıkralarında düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilecek, olumsuz kanaate ulaşılması halinde de 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesindeki güvenlik prensiplerinin ele alınacağı bir muhakkaktır.
Hal böyle olunca;
Anılan Yasa maddesi belli bir sıra içinde değerlendirilirken denetime olanak verecek bir biçimde yasal ve yeterli gerekçelerinin ayrı ayrı karar yerinde gösterilmesi gerektiği, konut dokunulmazlığını bozma suçunda maddi bir zararın oluşmadığı, adli sicil kaydı bulunmayan sanığın kişilik özellikleri, duruşmalardaki saygılı tutumu ve işlediği suçtan dolayı pişmanlık duymuş olması nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği konusunda kanaata ulaşıldığı kararda değerlendirilip anılan suç için bu kriterlerden hareketle hükmolunan cezası TCK'nun 62.maddesi uyarınca indirilip sanık hakkında 50.maddenin uygulanmasına karar verilirken, adli para cezasının bu niteliği ertelemeye engel olduğundan verilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği, bu kere varılan bu kanaat ve takdir ile tamamen çelişen şekilde “suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmiş olması ve de sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri ile duruşmalardaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığı” denilmek suretiyle
yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında CMK'nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy