MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını ihlal, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
16.09.2008 günlü oturumda 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan sanık hakkındaki duruşmanın kapalı yerine açık yapılması, yanlışlığın giderilmesi olanağı bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Suç tarihinde saat 06:00 sularında yakınana ait iş yerinden paraları hırsızlayıp hakimiyet alanına soktuktan sonra 07:55 sıralarında şüphe üzerine durdurularak yakalanan sanığın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi dikkate alınmadan, aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılması suretiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Nüfus kaydına göre “01.01.1993” doğumlu olup, suçun işlendiği “25.06.2008” tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi dikkate alınmadan, aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy