MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 02.11.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmedilen cezaların miktarına göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
5237 sayılı TCK.nun 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCK.nın 497/2. maddesinde yer alan yağma suçunun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların, yakınanları silahla tehdit edip, el ve ayaklarını bağlayarak yağma yaptıkları ve yakınanları hürriyetlerinden yoksun bıraktıklarının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nın 149/1-a-b-c-d-h maddesine uyan yağma suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 109/2, 109/3-a-b maddelerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeden, 5237 sayılı Yasaya göre yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılması yerine, yazılı şekilde sadece yağma suçundan hüküm kurulması; yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (h) bentlerine aykırı biçimde geceleyin, kendisini tanınmayacak bir hale koyarak, birden fazla kişi
tarafından birlikte, silahla, işyerinde işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezalarıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizcede benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58.maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmeyerek sanık ... hakkında mükerrirlik uygulaması yapılması,
3-Yargılama giderlerinin, her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin
uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi, sanık ... hakkında “tekerrür uygulamasına” ilişkin bölümün çıkartılması ve “sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin payları oranında ayrı ayrı alınmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy