Tebliğname No: 6 - 2007/47605
MAHKEMESİ : İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 08/12/2006
NUMARASI: 2006/271 (E) ve 2006/218 (K)
SUÇ: Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 20/10/2011 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Mağdurun 14.10.2006 günlü kolluk anlatımında özetle, “Saat 23.00 sıralarında çalıştığı ekmek fırınından çıkarak yürümeye başladığını, kaldırımda bulunan ve ismini M.. İ.. olarak bildiği şahsın birden önüne geçerek cep telefonunu istediğini, telefonunun olmadığını söyleyince belinden çıkardığı siyah renkli bir silahı eline alarak kendisine doğrulttuğunu, ceplerini arayarak pantolonunun cebinde bulunan Nokia 6230İ model üzerinde 0543 846 66 74 numaralı hattın takılı bulunduğu cep telefonunu alarak ters istikametine doğru yürümeye başladığını, korkudan arkasına bakamadığını, sanıktan şikayetçi olduğunu” beyan etmiş olmasına rağmen, 08.12.2006 tarihli oturumda alınan ifadesinde özetle, “Olay gecesi çalıştığı fırından dışarı çıktığını, sokakta şahsen tanıdığı sanık ile karşılaştığını, sanığın konuşmak için kendisinden cep telefonunu istediğini, telefonunu verdiğini, sanığın tekrar telefonu geri vereceği sırada polislerin gelip sanığı yakaladıklarını, sanığın kendisine silah çekmediğini, polislerin kendisine "sana silah çekti" dersin diye söylediklerini, sanığı geceleyin kendisinin yanında yakalayıp götürdüklerini, ertesi gün gündüz çalıştığı fırına gelip kendisini karakola götürdüklerini ve ifade vermesi gerektiğini söylediklerini, ifadeyi okumadan imzaladığını, sanığın telefonla konuştuktan sonra telefonu kendisine verirken polisler tarafından yakalandığını ve telefonunun o anda kendisine polisler tarafından teslim edildiğini, sanıktan şikayetçi olmadığını” beyan ettiği; sanığın savunmalarında özetle, “Suçlamayı kabul etmediğini, müştekiyi önceden tanıdığını, olaydan evvel silahla yaralama suçundan arandığını, olay gecesi müşteki ile karşılaştığını, cep telefonunun şarjının bitik olduğunu, müştekiden konuşmak için cep telefonunu istediğini, müştekinin de verdiğini, görüşmeyi yapıp telefonu müştekiye iade ederken polislerin kendisini yakaladığını, üzerinde daha önceden kullandığı tabancanın olduğunu” söylediği; 14.10.2006 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen olay yakalama tutanağı ve zapt etme tutanağında, “Sanığın 14.10.2006 günü saat 01.00 sıralarında C..C.. isimli iş yerinin önünde park halinde çalışır vaziyette bulunup plakası alınamayan bir aracın şoför mahalline kafasını uzatmış vaziyette görülüp yakalanması için hamle yapıldığı sırada sanığın silahını çekerek tetiğe bastığını, silahın ateş almaması üzerine etkisiz hale getirildiğini, aracın ise olay yerinden kaçtığını, yapılan üst aramasında bir adet silahın ele geçirildiğinin” yazıldığı; mağdura ait Nokia 6230İ marka cep telefonunun sanıkta ele geçirildiğine ilişkin bir tespitinin tutanakta yer almadığı; yine 14.10.2006 tarihinde saat 01.00'de düzenlenen üst arama tutanağında, “Sanığın üzerinde ................marka cep telefonunun bulunduğunun” belirtildiği, mağdura ait ........... İ marka cep telefonunun sanıkta ele geçirildiğine ilişkin bir tespitin bu tutanakta da yer almadığı; mağdurun da imzasını taşıyan 14.10.2006 tarihinde saat 17.00'de tutulan tutanakta ise, “Sanığın yapılan üst aramasında müştekiye ait ..........İ marka ve üzerinde ..................no'lu hat takılı cihazın çıktığı ve bahse konu cihazın müştekiye teslim edildiğinin” belirtilmiş olması karşısında,
14.10.2006 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen olay yakalama tutanağı ve zapt etme tutanağı ile 14.10.2006 tarihinde saat 17.00'de tutulan tutanakta imzaları bulunan kolluk görevlilerinin tanık olarak beyanlarının tespiti ile tutulan tutanaklar arasındaki çelişki giderilerek, sanığın ne şekilde ve nerede yakalandığı, mağdura ait cep telefonunun ne surette ele geçirilerek mağdura ne zaman ve ne şekilde teslim edildiği tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilip, mağdura ait telefonun görüşme kayıtları temin edilerek sanık ile mağdurun iddia ettiği şekilde olay gün ve saatinde sanığın mağdura ait telefonla görüşme yapıp yapmadığı da araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.5.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.