MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2011 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
UYAP'tan yapılan sorgulamada, hükümlünün tebliğ tarihinde cezaevinde olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.09.2007 günlü hükmünün, hükümlü ...'in uyarlama yargılaması sırasında mahkemenin istemi üzerine atanan savunmanı Av. ...'un yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, hükümlünün ilk yargılama aşamasında savunmanı olmaksızın yargılamanın sürdürülüp bitirildiği, adı geçen savunmanın ise; Mahkemenin 19.11.1991 tarihli ilk hükmünün kesinleşmesinden sonra uyarlama istemi üzerine mahkemece dosyanın yeniden ele alınmasından sonraki aşamada atandığı ve atanan bu savunmandan hükümlünün haberdar olmadığı, hükümlüye bilgisi dışında atanan savunmanının temyizine muvafakat edip etmediği konusunda
meşruhatlı tebligatın yapıldığı, hükümlünün hükmü temyiz etmediği, savunmanının temyizine de onay vermediği anlaşıldığından, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı REDDİNE, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy