MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık savunmanının temyiz isteminin,mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu kabul edilmekle yapılan incelemede,
I-Sanığın, katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, adli sicil kaydı UYAP sisteminden alınıp dosya içine konulmuştur.
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın, katılanın minübüsüne girerek çalacak başka bir şey bulamayıp yedek anahtarını almasından iki gün sonra yanında bulunan kimliği belirsiz suç arkadaşları ile haksız yere ele geçirdiği anahtarla katılanın minibüsünün kapısını açıp içeri girdiği, minübüsün içinde olay tanığı ... tarafından 24.00 sıralarında yakalandığının anlaşılması karşısında; eylem gece vakti işlendiğinden tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Sanığın eyleminin tamamladığı gözetilmeden, kalkışma hükümlerinin uygulanması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;
suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince, aynı Yasanın 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda ceza sorumluluğu olan ve mahkumiyet kararı kurulan sanık hakkında anılan Yasanın 5. maddesinde yazılı tedbirlere hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun koruyucu ve destekleyici tedbirlerini düzenleyen 5.maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanığın, katılanlar ..., ... ... ile yakınanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın, adı geçen yakınanlara yönelik hırsızlık eylemlerini gece 24.00'ten gündüz aydınlanıncaya kadar işlediğini belirtmesi karşısında, suç saatine ilişkin zaman diliminin belirlenememesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmekle yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 66/1. maddesinde, sanığa yüklenen ve eylemlerine uyan anılan Yasanın 142/1-b, 31/3.maddelerinin gerektirdiği suçlar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre de 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşürülmesi gerektiği gözetildiğinde, 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, sanığın hükümlülüğüne karar verildiği 24.03.2008 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanığın, yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Oluş ve dosya içeriğine göre; yakınanın gece 02.00-02.30 sıralarında simaen tanıdığı sanık ve kimliği belirsiz suç arkadaşlarının kilitli vaziyetteki minübüsünün camını tornavida ile zorlarken görüp bağırması üzerine kaçtıklarını belirtmesi karşısında; eylem gece vakti işlendiğinden tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Somut olayda, sanığın, yakalanmasından sonra suç tarihinde sabıkası bulunmayan sanıkça zararının olmadığını söyleyen yakınana yönelik iade edilecek bir eşyasının olmayıp suç tarihinin Nisan 2006 olduğu da gözetildiğinde, daha lehe hükümler içeren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesi de dikkate alınarak, ''sanığın müştekinin zararını karşılamadığı anlaşılmakla CMK 231/5. maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına” biçiminde somut olay ile örtüşmeyecek şekilde ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesinin öngördüğü objektif ve subjektif koşullar da değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy