Tebliğname No : 6 - 2008/216250
MAHKEMESİ : Gerede Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2008
NUMARASI : 2008/43 (E) ve 2008/103 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-Ancak;
5271 sayılı TCK.nun 231.maddesinde yer alan hükmün açıklanmasını, kurumu doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.
1-Suça ilişkin koşullar;
a)- Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,
b)-Suçun Anayasanın 174.maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,
2- Sanığa ilişkin koşullar,
a)-Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b)-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi (5271 sayılı CMK’nın 231/9. fıkrasına göre zararın giderilmesi koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir)
c)-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir.
Bunların yanı sıra 25/07/2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 6. fıkrasına eklenen "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." biçimindeki norm ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sanığın kabul etmemiş bulunmaması olumsuz koşuluna da bağlanmıştır.Buna göre Yukarıda anılan koşulların bulunması ve sanığında kabülü halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.
TCK.nın 51.maddesi cezanın doğrudan sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kişiselleştirme müessesidir. TCK.nın 51.maddesi iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Erteleme kararı verilebilmesi için kişinin,
a-)Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması,
b-)Suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir, şartına bağlanmıştır.
5237 sayılı TCK.nın 51.maddesi ile 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesinin koşulları ve sonuçları aynı değildir. Ancak her ikisi arasında ortak nokta mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatına ulaşması kuralıdır.
Bu nedenle önce 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesinde düzenlenen koşulların bulunup bulunmadığını (gereğinde CMK.nın 231.maddesinin 9.fıkrası koşulları değerlendirilip) olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK.nın 51.maddesi yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir.
Hal böyle olunca;
Duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişiliği bulunmayan, sabıkası olmayan, esnaf olup, evli ve 3 çocuklu olup, yakınan tarafından kabul edilen suçtan doğan zararı kısmen karşılayarak pişmanlığını dosyaya yansıtan sanık hakkında; “daha önceden mahkumiyeti bulunmayan eylemi neticesinde kısmen olsa müşteki ile mağdurun zararını karşılamış ve bu kısmı tazmin suçtan zarar gören mağdur ve müşteki tarafından kabul edilmiş ise de olay nedeniyle herhangi bir pişmanlık göstermemesine nazaran CMK.nın 231/6.maddesinin (b) bendindeki şartlar oluşmadığı kanaatı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması yoluna gidilmemiş, ancak sabıkasız geçmiş ve kişilik özelikleri nedeniyle cezanın ertelenmesi yoluna gidilmiştir.” denilip hüküm kısmında ise “TCK.nın 51.maddesinin 1.fıkrası gereğince sanığın kişiliği, geçmişteki hali ve sabıkasız oluşu dikkate alındığında hakkında verilen cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkemede tam bir kanaat oluştuğundan cezanın TCK.nın 51/1.madde ve fıkrası gereğince verilen hapis cezasının ertelenmesine” karar verilmiştir.
CMK.nın 231.maddesinin öngördüğü objektif ve subjektif kriterler değerlendirilmeden “olay nedeniyle bir pişmanlık göstermediği” inancına mevcut dosya kapsamına göre ne şekilde ulaşıldığı da denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp, tartışılmadan yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Suçu diğer sanıkla birlikte işleyen sanığın neden olduğu yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulması yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müştereken ve müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E.. Y.. savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy