MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, mağdur ...'den hırsızladığı kredi ve bankamatik kartlarıyla para çekmeye çalıştığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 245/1, 35.maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 232/2-d maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında yazılmayan sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı tarih ile tahliye tarihinin yerinde ilavesi mümkün görüldüğünden; sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı TCY'nın 63.maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasından indirilmesine karar verilmemiş ise de, anılan hususun infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden; kovuşturma başladıktan sonra etkin pişmanlık nedeniyle sanığın cezasından indirim yapılırken TCY'nın 168/2 olan uygulama maddesinin 168/1 olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa yüklenen eylemin 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı; mağdurun 18.6.2009 günlü oturumda “sanıkla uzlaştığını”, sanığın da 22.7.2009 günlü oturumda “uzlaşmanın olmasını istediğini” beyan etmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 254/2.maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.1.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.