Tebliğname No : 6 - 2009/273057
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesi)
TARİHİ : 30/04/2009
NUMARASI : 2008/10 (E) ve 2009/272 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın soruşturma evresindeki “Aracı garajdan çıkarıp ısıtmak için bir süre çalıştırdım. Daha sonra aracı stop edip, kontak anahtarını güvenlik kulübesine bıraktım. Patronumun valizlerini almak için eve gidip geldiğimde aracı yerinde bulamadım.” şeklindeki beyanını bilahare 25.02.2008 tarihli celsede, “Araç çalışıyorsa ya patronum ya da güvenlik görevlisi çalıştırmıştır.” şeklinde değiştirmesi; sanığın, 25.02.2008 tarihli celsede, “Aracın çalıştığını gördüm. Şeytana uydum. Aracı çalışırken aldım.” şeklindeki beyanı; güvenlik görevlisi olan tanık V.. Y..'ın soruşturma evresinde, “suça konu aracın anahtarının güvenlik kulübesinde olduğunu, eve gidip geldikten sonra aracı ve anahtarı yerinde bulamadığını”, 17.04.2008 tarihli celsede, “Araç garajda idi. Ben patronumun valizlerini taşımakla meşguldum. Müştekinin (araç şoförü İ.. Ö..) aracı çalıştırıp çalıştırmadığını bilmiyorum. Aracı çalıştırmışsa da kontak anahtarını iade etmedi.” şeklindeki ifadesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suçun işleniş şekli ve oluşa göre,
suça konu aracın evin eklentisinden çalındığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, TCK'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın üzerinde suça konu aracın kontak anahtarının bulunması üzerine, beraat eden sanık Aydın'ın aracın bulunduğu yeri polislere göstererek yakınana iadesini sağladığı anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. K..'nün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy