MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelemesinde;
Sanık ...’un, hükümden sonra öldüğü anlaşılan diğer sanık ... ile birlikte hırsızlık yapmak amacıyla eklenti niteliğindeki apartman boşluğuna girdiklerinin anlaşılıp, kabul edilmesi karşısında; hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Yakınan ...’nin,... olan soyadı yerine, ...yazılması ile nüfus bilgilerinin, gerekçeli karar başlığında nüfus kaydına uygun olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Kolluk görevlilerince düzenlenen 05/12/2006 tarihli olay, yakalama, teslim ve tesellüm tutanağına göre, “… hırsızlık yapan üç şahsın, ...Sokaktan, ... istikametine doğru gittiklerinin polise ihbar edilmesi üzerine, polis ekiplerinin ihbara konu yere gittiklerinde, ... Deresi ve ...Cami civarında, üç şahsın, ellerinde ... bira kasaları ile koştuklarının görülmesi üzerine, sanıkların bira kasalarını bırakarak kaçmaya başladıkları, ancak kovalamaca sonucu yakalandıklarının" belirtildiği, dolayısıyla izlemede kesinti oluştuğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin, kalkışma aşamasında kaldığından bahisle sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca indirim uygulanması ve ayrıca ikinci defa mükerrir olan sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde "eşit olarak tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelemesine gelince;
UYAP sisteminden alınan sanığa ait nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 23.12.2009 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy