MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından ve sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.1999 gün, 1996/659 Esas ve 1999/493 karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan 493/1, 522. maddeleri uyarınca hükmedilen 5 yıl hapis cezası 19.10.1999 tarihinde kesinleştiği, ilgili mahkemenin, 28.07.2008 tarihli şerhinde cezanın infaz edilmediğinin defter kayıtlarının tetkikinden anlaşıldığının belirtildiği ve uyap kayıtlarından alınan adli sicil kaydına göre de, söz konusu cezanın infaz edilmediğinin anlaşılması karşısında tebliğnamede bu konuda bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; 1-Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanıkların aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi;
2-Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ve 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca hükümlülüğüne ilişkin olarak, anılan Yasanın 20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Yasanın 9. maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın ...maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanıklar hakkında kurulan hükümlerdeki “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” cümlesi yazılmak suretiyle ve hüküm fıkrasından “sanık ... hakkında kurulan TCK’nun 58/6. maddesi uyarınca tekerrür uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılmasına, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmadığı halde, ek iddianame düzenlettirilmeden, ek savunmayla yetinilerek bu suçlardan da hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy