MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan-sanık ....'ın aşamalarda alınan ifadelerinde, “Sanıktan şikayetçi olduğunu” beyan ettiği, bu talebinin davaya katılma istemi niteliğinde olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu, yakınan vekilinin temyiz dilekçesinde katılma iradesini açıkça ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2010/9-149, 2010/205 sayılı ve 19.10.2010 günlü kararı ışığı altında, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi hükmü nazara alınarak Dairemizce yakınan-sanık ....'nın katılma istemi konusunda, temyiz inceleme aşamasında bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesi olanaklı görüldüğünden, yakınıcının doğrudan doğruya suçtan zarar görmesi nedeniyle davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
I-Sanık .. hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluş ve dosya içeriğine göre, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık.... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık .. hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluş ve dosya içeriği dikkate alındığında tebliğnamedeki eksik inceleme ile hüküm kurulduğu yönündeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
İddia ve savunmanın örtüşen yapısı ile olay günü sanık ve yakınanın sanığın ... da bulunan ikametine gittiklerinde yakınanın masa üzerine bıraktığı cep telefonu ve 17,50 TL'nin sanık tarafından alınması şeklinde gelişen eylemin 765 sayılı TCK'nın 491/3. maddesi kapsamında kalan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı ise de;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/3. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 01.05.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan .. savunmanı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy