MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, memura mukavemet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ..... hakkında memura mukavemet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Birden fazla kamu görevlisine mukavemet gösteren sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması sonucu eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TC. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin dosya kapsamından yeterli mali gücü olmadığı anlaşılan sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının, “Yargılama giderine” ilişkin kısmından, “Zorunlu savunman ücretinin" çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
1-)Oluş ve dosya içeriğine göre, 15.06.2008 tarihli tutanak içeriğinde; atılı suç tarihinde geceleyin saat 23:15 sularında devriye görevini yapan polis ekiplerinin, yol üzerinde iki kişinin tartıştığını görüp olaya müdahale ettikleri, olay yerine gelen yakınan ...'ın sanıklarla hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilen ....'ın önünü kesip, sanık ..'nin bıçak çekerek “Ya bize para ver, ya da bizim için hırsızlık yapacaksın” dedikleri sırada, olay yerine gelen yakınan ...'in “Yapmayın çocuklar ben polisim” dediği ve oradan kaçtığını beyan ettiğinin belirtildiği,
Yakınan...'ın kollukta avukat huzurunda verdiği ifadesinde, “Para isteyenin sanıklardan .. olduğunu ve adı geçene 75-TL parayı uzattığı sırada sivil bir şahsın gelerek polis olduğunu”; yargılama aşamasında ise, “Motorundan dengesini sağlayamayıp düştüğünü ve sanık...ile kavga ettiklerini, karakolda ifade vermediğini, kafalarına göre ifade yazıldığını” beyan ettiği,
Yakınan ....'in aşamalarda alınan beyanında, sanıkların yakınan ...den para istediğine ilişkin bir anlatımının olmadığı ve sanıkların da yağma suçlamasını kabul etmedikleri olayda; sanıkların yakınan ...'den para isteyip istemediğinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekmektedir.
Hal böyle olunca;
Olay sırasında yakınan ...'in, yanında olduğu belirtilen kişinin açık kimlik bilgileri saptanıp, olanaklı olması halinde tanık sıfatıyla dinlenip; yakınan ....'in, sanıkların yakınan ....'den para isteyip istemediği, yakınan...'in kollukta alınan beyanında geçtiği haliyle sanıklara para uzatma şeklinde bir hadisenin gerçekleşip gerçekleşmediği ve bulunduğu yer itibariyle adı geçenin para uzatması halinde bu durumu görüp göremeyeceği konusunda ayrıntılı beyanı saptandıktan sonra, sanıklara yüklenen fiilin hukuki vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)....Cezaevinde başka suçtan tutuklu bulunan sanık ....'a duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmaksızın ve tahliye edilip edilmediği araştırılmaksızın, karar oturumunda hazır bulundurulmayarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması, böylece savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar .... savunmanlarının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy