Tebliğname No : 6 - 2012/48610
MAHKEMESİ : Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2011
NUMARASI : 2007/163 (E) ve 2011/411 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun 27.04.2011 günlü oturumda alınan beyanında: “Ben suç tarihinde berberlik yapıyordum, bulunduğumuz semtte yasa dışı sol örgütler hakimdi. Bazı örgüt üyeleri bana gelip sanıklarla ilgili olarak 'Sanıkların uyuşturucu satıp satmadıklarını ve kullanıp kullanmadıklarını' sordular. Ben de çocuk olduğum için cahillik yapıp bazen uyuşturucu kullandıklarını söyledim. Sanıklar da her nasılsa benim bu şekilde konuştuğumu duymuşlar. Bunun üzerine Gürkan yanıma gelerek 'Senin yüzünden örgütle aramız bozuldu, beni dövüp telefonumu aldılar, benim zararım nasıl giderilecek' gibi sözler söyledi. Ben de zararı karşılamak istediğimi söyledim ve Gürkan'ın telefonuna karşılık tanıdığım kuyumcudan iki bilezik alıp Gürkan'a verdim, sanıklar beni zorlamadılar, daha sonra ben ablamın zorlaması ile şikayetçi oldum, sanıklar bana silah çekmedi, arabalarına alıp götürmedi, bana vurmadılar.” biçiminde beyanda bulunduğu; sanıkların da aşamalardaki savunmalarında özetle, “...mahallelerinde bir takım siyasi grupların olduğunu, müştekinin bu şahıslara 'sanık Gürkan için uyuşturucu madde kullanıyor' dediğini, bunun üzerine bu şahısların sanık Gürkan'ın yanına gelip 'Uyuşturucu kullanıyormuşsun' diyerek tokat atıp cep telefonunu kırdıklarını, bunu kimin söylediğini sorduklarında 'Müştekinin söylediğini' söylemeleri üzerine müşteki ile durumu konuşup telefonun parasını istediklerini, müştekinin de parası olmadığını söyleyip, iki adet bileziği alıp kendilerine verdiklerini” savunmuş olduklarının anlaşılması karşısında; mağdurun ablası D. T..'un tanık olarak beyanı tespit edilip, sanık Gürkan'ın kırıldığı iddia olunan cep telefonunun suç tarihi itibariyle değeri saptanarak mağdurdan istenen para miktarı ile uyumlu olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının ve suç vasfının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “birlikte ve dayanışmalı” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar G.. K.. ve K.. İ.. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy