(5237 S. K. m. 109, 149) (5271 S. K. m. 188, 288)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar S. A., E. G., H. D., S. Ö. savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Üye Ali Suat Ertosun'un 6526 sayılı Kanunla Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14/4. maddesinin son cümlesinin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Miletlerarası antlaşmalara aykırı olduğu, bu nedenle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması görüşü oyçokluğu ile reddedilerek yapılan incelemede;
Yasal süresinde ileri sürülmediği ve hükmedilen cezanın süresine göre de duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanıklar S. A., E. G., H. D. ve S. Ö. savunmanlarının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUKnın 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE,
1- Denetime olanak sağlaması bakımından ve esasa etkili olduğu şüphesiz olan sanıklara ait telefon görüşme kayıtlarını içeren Adli Emanetin 2009/12 sırasına kayıtlı çözüm tutanaklarının dosya içerisinde bulundurulmaması,
2- Sanık M. Y.'e yüklenen yağma eylemi için kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre, 22.07.2010 tarihli karar oturumunda sanık savunmanı hazır bulundurulmadan, yokluğunda mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle anılan Yasanın 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak böylece savunma hakkının kısıtlanması,
3- Kabule göre de;
Birden fazla kişiyle birlikte kişiyi hürriyetin yoksun kılma suçu nedeniyle yapılan artırımda 5237 sayılı TCK.nın 109/3-b olarak gösterilmesi gereken kanun maddesinin hatalı şekilde yazılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar S. A., E. G., H. D., M. Y., H. G., Ü. Ö., M. E. B., S. Ö. savunmanları ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi.
KARŞI OY
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 105/6. maddesi ile yürürlükten kaldırılan; ancak, aynı Kanunun geçici 2/4. maddesi uyarınca, bu mahkemelerde açılmış olan davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bakmakla görevlendirilen CMKnın yürürlükten kaldırılan 250/1. maddesine göre görevli mahkemeler, 6 Mart 2014 tarihli, mükerrer 28933 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1. maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14/1. maddesi gereğince kaldırılmışsa da; anılan maddenin 4. fıkrasına, Bu mahkemelerce verilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Yargıtayın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesine devam olunur. hükmü konulmuştur. Sözü geçen bu hüküm, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır. Şöyle ki;
1- Özel yetkili mahkemeler, Adil Yargılanma Hakkı ve Yargı Birliğini sağlamak amacıyla kaldırılmıştır. Bu husus, anılan Kanunun genel gerekçesi ile sözü geçen madde gerekçesinde belirtilmiş; tüm ağır ceza mahkemelerinin aynı usul kurallarına tâbi olması amaçlanarak, adil yargılanma hakkı için gerekli olan özel soruşturma ve kovuşturma usullerine son verilmesi amaçlanmıştır.
Ancak, 6526 sayılı Kanunla, Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinde özel-genel mahkeme ayrımı sürdürülmekle; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Kanun önünde eşitlik başlıklı 10; Hak arama hürriyeti başlıklı 36; Kanuni hâkim güvencesi başlıklı 37 ve Suç ve Cezalara ilişkin esaslar başlıklı 38. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesine aykırı bir düzenleme yapılmış ve yargı birliği ilkesi ihlal edilmiştir.
2- Mahkemeler, bütün işlemlerinde, Anayasanın 10. maddesinde yer alan Kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır. 6526 sayılı Kanunla kanıt toplama yöntemleri değişmiş; yargılama hukuku, hukuka uygun ve güvenilir hâle getirilmiştir. Önceden, CMKnın 250. maddesi kapsamında kalan soruşturma ve kovuşturmalarda, şüpheli ve sanıklar yönünden mevcut kısıtlayıcı hükümler kaldırılmakla, kişilerin hukuki güvenlik hakları ile yargılama eşitliği sağlanmıştır.
3- Keza bu cümle, Anayasanın 36. maddesinde yer alan, Hak arama hürriyeti ile herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; 37. maddesindeki, Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamayacağı ve 38. maddesinde yer alan, Kanuna aykırı olan elde edilmiş bulguların, delil olarak kabul edilemeyeceği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir.
4- Çağdaş anayasaların temel kurallarından birisi de kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği kuralıdır. Kanun koyucu, CMKnın 250. maddesi ile görevli mahkemeleri kaldırmakla, bu mahkemelerin, normal ağır ceza mahkemelerine göre daha güvencesiz olduğunu kabul etmiştir.
5- CMKnın 250. maddesi ile görevli mahkemelerin kaldırılarak diğer ağır ceza mahkemelerine gönderilen davaların sanıklarıyla, kararları Yargıtayda temyiz incelemesinde bulunan dosyaların sanıkları arasında fark yaratılması da Anayasanın 10. maddesinde yazılı eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
6- Anayasanın 90/son maddesinde yer alan Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır kuralı gereği olarak da; yapılan düzenleme, AİHSnin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesine aykırı olduğundan iptali gerekmektedir.
Özetle, 5526 sayılı Kanunun 1. maddesi ile Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14. maddenin 4. fıkrasının son cümlesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve Ülkemizin kabul ettiği milletlerarası antlaşmalara aykırı olduğundan, 152. madde uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulması ve verilecek karar sonucuna kadar temyiz incelemesinin geri bırakılması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy