Tebliğname No : 6 - 2010/42969
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2009
NUMARASI : 2005/172 (E) ve 2009/160 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mağdurun 16.04.2005 günü saat 23:10'da alınan ifadesinde; saat 21:30 sıralarında ablası ile birlikte evinin önüne çıktığını, ablası yanından ayrılıp arkadaşları yanına gidince apartmanın önünde bulunduğu sırada, orta boylu, zayıf yapılı, esmer tenli, kısa dalgalı saçlı, üzerinde bordo renkli gömlek ve mavi kot pantolonlu, doğu şiveli 17-19 yaşlarındaki erkek bir şahsın, arkasından gelip takip ettiğini anlayınca "anne" diye bağırdığını, kendisini evinin balkonu altında yakalayan bu kişinin eliyle ağzını kapatarak bağırmamasını ve telefonu vermesini istediğini, boğazını sıkarak direncini kırdıktan sonra telefonunu alıp kaçtığını, eylemi yapan şahsı görse tanıyabileceğini iddia ettiği,
Mağdurun annesi olan M.. K..'nun 16.04.2005 günü saat 22:50'de verdiği ifadesinde; saat 21:30 sıralarında kızının bağırma sesi ile dışarı çıktığını, yüzünü göremediği için teşhis edemeyeceği 17 yaşlarında, uzun boylu, esmer tenli, kısa saçlı, kot ceketli, zayıf yapılı bir şahsın karanlığa doğru kaçtığını gördüğünü, kızından boğazının sıkılarak telefonunun alındığını öğrendiğini beyan ettiği,
Mağdura ait 16.04.2005 tarih ve 23:10 saatli adli raporda; her iki yanakta hiperamik alan olup, bir gün iş ve gücüne mani olduğu tespitine yer verildiği,
Tanık V.. A..'ın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığınca alınan beyanında; 16.02.2005 günü saat 23:00 sıralarında sahilde gezerken mağdur ile karakolun önünde karşılaştığını, bağırarak geldiği için mağdura ne olduğunu sorduğunda cep telefonunun sahilde bir şahıs tarafından zorla alındığını söylediğini, kendisininde aynı şahsı sahilde gördüğünü, ancak olayı görmediğini, bu şahsı daha öncede Aşkın barın yanında bulunan atari salonunda gördüğünü, tanıyabileceğini ifade ettiği,
17.04.2005 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı içeriğine göre; mağdura olay yeri inceleme bürosu fotoğraf arşivinde bulunan fotoğraflar gösterildiği, çelişkili ifadeleri sonucunda teşhis yapamadığı, daha önceden mahkemelik olduğu suça konu olayla ilgisi olmayan bir şahsı göstererek bu kişiye ait bilgileri istediğinin ve bu bilgilerin kendisine verilmediğinin belirtildiği,
Mağdurun 01.05.2005 günü polise tekrar müracaatı ile alınan ek ifadesinde; gündüz saat 12:00 sıralarında evinin yakınında Alibey Camisi karşısındaki ekmek fırınına gittiğini, geri dönüşte daha önce eşgal bilgilerini verdiği telefonunu alan şahısla karşılaştığını, korktuğu için hiçbir şey söylemeden yoluna devam ettiği sırada arkasından gelen bu şahsın "senin daha önce telefonunu aldım, kartını kırıp attım, telefon bende" dediğini, "sen hırsızsın" diyerek bağırmaya başlaması üzerine kaçan bu kişinin kim olduğunu isimlerini bilmediği şahıslara sorup sanık İ.. K.. olduğunu öğrendiğini söylediği,
01.05.2005 günü saat 18:00'de yapılan canlı teşhise ilişkin tutanakta; mağdurun ek ifadesi doğrultusunda yakalanan sanık İ.. K.. ile yoldan geçen 1982 doğumlu Sebahattin Kılıççı ve (doğum tarihi verilmeyen) Cemal Kılıççı arasında yaptırılan teşhiste, mağdurun kendisinden zorla telefonu alan şahsın ortada duran sanık İ.. K.. olduğunu, kesin olarak emin olduğunu beyan ettiğinin belirtildiği, ancak sanığın eşgal bilgileri tutanakta yer almadığı gibi teşhisi ve sanığı gösterir şekilde fotoğraf veya görüntü kaydı da bulunmadığı,
Mağdurun Cumhuriyet Savcısınca alınan 02.05.2005 günlü ek ifadesinde özetle; bir gün önce saat 12:00 sıralarında ekmek alıp dönerken internet kafenin önünde telefonunu zorla alan şahsı gördüğünü, bu şahsın kendisine bakıp kafenin yanından ayrılarak markete gitmesi üzerine orada bulunan başka bir çocuğa bu kişinin adını sorup İ.. K.. olduğunu öğrendiğini, daha sonra tekrar internet kafenin yanına gelen bu şahsa "sen benim telefonumu çaldın, hırsızsın" dediğini, bu kişinin de "hattını kırdım, telefonun bende" diyerek üstüne doğru gelmesi üzerine "hırsız" şeklinde bağırarak kaçtığını ifade ettiği,
Sanığın ise hiçbir aşamada suçlamayı kabul etmediği, olay anında evinde bulunduğunu, 01.02.2005 günü internet kafe önünde arkadaşı olan tanık Melih'le sohbet ederken yanlarına gelip, Melih'in ismini soran mağdurun ardından hiçbir şey konuşmadan koşarak kaçtığını savunduğu,
Sanığın annesi olan tanık Kadriye Kurt'un aşamalarda; olay günü saat 20:00-21:00 sıralarında sanığın eve geldiğini, bir daha da dışarı çıkmadığını beyan ettiği,
Tanık M.. P..'nün aşamalarda; 01.02.2005 günü saat 11:00 sıralarında Alibey Camisi yanındaki internet kafenin önünde sohbet ederken daha önceden tanımadığı mağdurun dik dik bakarak önlerinden geçtiği sırada yanına gelip ismini sorduğunu, kendi adını mağdura söyledikten sonra mağdurun koşarak gittiğini söylediği,
Mağdurun kovuşturma aşamasında sanığa ilişkin bir teşhis yada yüzleştirme işlemi bulunmadığı, 28.02.2007 günlü oturumda ise soruşturma aşamasındaki ifadelerini ve teşhis işlemini doğruladığı,
Tanık V.. A..'a aşamalarda sanığa yönelik herhangi bir teşhis işlemi yaptırılmadığı, kovuşturma aşamasında başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu Çorum L Tipi Cezaevinden getirtilip 09.01.2009 günü Çorum Ağır Ceza Mahkemesinde talimatla alınan beyanında, ısrarla olay yerinde ifade vermek istediğini belirtmesi üzerine ifadesinin alınamadığı,
Mağdura ait suça konu telefonun görüşme kayıtlarının temin edilmediği,
Mahkemenin denetime imkan verir şekilde sanığın fiziksel özelliklerini tutanağa geçirmediği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında;
Yağma filinin failinin sanık olup olmadığı yönünde duraksama bulunduğu muhakkak olup, suça konu telefonda olay tarihinde takılı olup mağdurca kullanılan telefon hattı numarasının mağdurdan sorulup, ilgili GSM operatörü ve/veya Telekomünikasyon Kurumuna müzekkere yazılarak olay tarihi öncesinde hattın kullanıldığı suça konu telefonun imei numarası tespit edilip, olay tarihi ve sonrasına ilişkin baz verilerini içerir şekilde görüşme kayıtları getirtilerek incelenip mağdurun telefonunun suç tarihi sonrasında kullanmaya devam edip etmediği, kullanılmış ise hangi hat veya hatlar ile kullandığı, sanık ya da onunla ilişkili kişiler tarafından kullanılıp kullanılmadığı adres bilgileri ile görüşme yapılan kişilerde dikkate alınarak tespit edildikten ve yine suç tarihindeki sanığın olayla ilgisiz çekilmiş fotoğrafları temin edilerek bunlar ve mevcut hallerini gösteren teşhise elverişli boydan, yan ve ön cepheden çekilmiş fotoğrafları ile birlikte tanık V.. A..'a gösterilip teşhis işlemi yaptırıldıktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek, sonucuna göre, sanığın bu fiilin faili olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp, hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yetinilip iddianın tanık beyanları ile de desteklenen savunmaya göre hangi nedenlerle üstün tutulduğu denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık İ.. K.. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy