(5237 S. K. m. 59, 62, 109, 148, 149, 168) (765 S. K. m. 499, 522) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: I- Sanık H. T. hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, tutuklu bulunduğu cezaevi idaresi aracılığıyla gönderdiği, 02.10.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz başvurusundan vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında; hükmün inceleme yapılmaksızın Mahkemesine iadesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II- Sanıklar A. Y., E. Y. hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre, katılanın emlakçılık yaptığı, 25.11.2004 günü sanıklar A. Y. ve H. T.'ın ev almak istedikleri yolunda önce telefon ile arayıp sonra katılanın iş yerine gidip, kendilerini Mardin'den İzmir'e göç eden şahıslar olarak tanıtıp İzmir'de iş kurmak istediklerini belirtip ev satın almak istedikleri, katılanın sanıklara satılık olan bir evi gösterdiği, sanıkların düşünmek için süre istedikleri, aynı gün katılanın daha önceden tanıdığı sanık A.'ın eşi olan diğer sanık E. Y.'ın telefon ile aradığı ve ev almak için işyerine gelenlerin kendisinin gönderdiğini söyleyip evin satılması durumunda komisyon olarak para isteğine katılanın olumlu yanıt verdiği, bir süre sonra sanık E.'in diğer sanıkların yanında olduğunu konuyu konuşmak için buluşmak istediklerini söylemesi üzerine katılanın arabası ile sanıkları bulundukları yerden aldığı, yolda ilerlerken sanıklardan A.'ın ihtiyaç gidermek için araçtan indiği sırada aracın arkasında oturan sanık H.'in aniden boğazına sarılıp katılanı etkisiz duruma getirip katılanın kemeri ile ellerini bağlayıp, başına da şapka geçirip, arka koltuğa oturtturup ıssız bir yere götürüp tehdit ile boş senet imzalattıkları ayrıca içinde 45 milyon TL para, kimlikleri, bir kağıtta kartın kullanma şifresi yazılı olan kredi kartı bulunan cüzdanını ve cep telefonunu aldıkları, şikayetçi olması durumunda öldürmekle tehdit ettikten sonra şehir içine tekrar dönüp katılanı yol kenarına bırakıp, katılana ait araçla kaçtıkları ve aynı gün katılana ait kredi kartı hesabından iki seferde toplam 1.200.000.000.-TL para çektikleri, katılanın kolluğa şikayeti üzerine 27.11.2007 günü sanıkların kolluğa gelerek suça konu aracı iade edip teslim olduklarının anlaşılması karşısında;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK.'nun 499. maddesi kapsamında olup, 5237 sayılı TCY.nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCY.nın 499. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı TCY.nın 149/1-c maddesine uyan yağma suçunun yanı sıra aynı Yasanın 109/2, 109/2-3-b maddelerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu gözetilerek; sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nın 499/1-2.cümlesi, 522/1 (pek fahiş), 59/2. maddeleriyle; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c, 168 (yakınanın kısmi iadeye onay vermesi halinde) 62; 109/2, 3-b, 62. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulanarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sanıklar yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Katılana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin değerlendirilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar A. Y., E. Y. savunmanının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUKnın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 325. maddesi gereğince bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık H. T.'a sirayetine, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy