Tebliğname No : 6 - 2012/117950
MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2005
NUMARASI : 2003/453 (E) ve 2005/1249 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.5.2012 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın haberi olmaksızın atanan savunmanı Av. H.. G..’ın hükmü temyizine ilişkin 2.1.2006 havale tarihli dilekçesinin sehven başka bir dosya içerisine konulması nedeniyle hükmün kesinleştirilip infaza verildiği ve sanığın 10.4.2006 günlü temyiz isteminin, süresinden sonra olduğu gerekçesiyle 21.4.2006 günlü ek kararla reddine karar verildiği, sanık savunmanının temyiz dilekçesinin sonradan dosyaya ulaşması üzerine incelenmek üzere Dairemize gönderildiği ve sanığın savunmanın temyizine onay verdiği anlaşılmakla, Mahkemenin anılan 21.4.2006 günlü temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, yakınana ait evin eklentisi olan bahçesinde bulunan ahırının, keşfen sağlam olduğu belirlenen kapısını kırarak içeriden bir adet inek çalması eyleminin, 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 492/9. maddesi kapsamındaki suç olarak nitelendirilmesi,
2-Sanığın, suça konu ineği çaldığının anlaşılmasından sonra çaldığı yeri göstermek suretiyle iadeyi sağlaması karşısında 765 sayılı TCK.nın 523. maddesinin uygulanmaması,
3-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması İması suretiyle bulunacağı gözetilerek; hükmün gerekçesinde; denetime olanak verecek biçimde, 5237 sayılı TCY uyarınca eylem nitelendirilmeden ve uygulanacak yasa maddeleri ile artırım ve indirim oranları gösterilip, yapılacak uygulama sonucu bulunacak sonuç ceza belirlenmeden, soyut olarak 765 sayılı TCK.nun sanık yararına olduğunun kabul edilmesi;
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. T.. ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy