Tebliğname No : 6 - 2010/50111
MAHKEMESİ : İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/06/2009
NUMARASI : 2009/77 (E) ve 2009/129 (K)
SUÇ : Yağma, kişi hürriyetinden yoksun kılma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I- Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık ...'nın yakınanın dayısı olup, diğer sanığın kızkardeşi ile nişanlı olduğu; suç tarihi öncesinde sanık ...in kendisine ait koyunları satmak istediğini belirtmesi üzerine, yakınanın tanıştırdığı tanık ...'ın yapılan alışveriş karşılığında sanık ...e verdiği senedi zamanında ödememesi nedeniyle, suç tarihinde yakınanın işyerine gelen sanıkların, "... ile buluşulacağını" söyleyip yanlarına aldıkları yakınanla birlikte yola çıktıkları, ormana giden yol üzerinde yakınanın sürdüğü aracı durdurtan sanıkların silah zoruyla yakınana senet imzalatıp ardından geri döndükleri, sanık ....'nın "Yakınanın ...'a sözlü olarak kefil olduğunu, tanık ...'nin ise, adı geçen sanıkla yakınan vasıtasıyla tanıştığını, yakınanın kefilliği konusunda bir görüşmenin yapılmadığını, ayrıca yapılan icra takibinden haberdar olmadığını; dosya içerisinde bulunan senet fotokopisinde, yakınanın borçlu, sanık ...'in kefil, borç miktarının 45.000 TL olarak düzenlendiğini ve söz konusu fotokopinin işyerine bırakıldığını" beyan ettiği; tanık ...'in, "Sanık ...'in senedi vermek istememesi üzerine evinin kapı ve mutfağını yaptırdığını" söylediği ve sanık ...'nın "Ortak akrabalarına ulaştırdığı senedin kendisi tarafından yırtıldığını" belirttiği olayda,
Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından;
-Sanık ... tarafından tanık ... aleyhine icra takibi yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa buna ilişkin icra dosyası getirtilip, incelenip, onaylı bir örneği dosya içine alınıp,
-Tanık ...'in beyanında geçtiği h...yle, sanık ...in evinin tadilatını yaptırıp yaptırmadığı, yaptırmışsa ne miktarda masraf yaptığı araştırılıp,
Olaya ilişkin tüm deliller toplandıktan sonra, sanıkların fiilinin hukuki vasfının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması;
II- Kabule ve uygulamaya göre de;
1-) Yakınan ile aralarında 5237 sayılı TCK'nın 150/1. maddesi anlamında bir hukuki ilişki ve bu ilişkiye dayanan alacak bulunmayan sanıkların, yakınana yönelik eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsil amacı ile tehdit suçundan hüküm kurulması ,
2-) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanıklar hakkında öncelikle eylemlerine uyan 5237 sayılı Yasanın 109/2. maddesi ile temel ceza belirlenip, bu cezadan anılan maddenin 3.fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-) Yakınanın şahsına bir zarar vermeden bırakan sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 110. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
4-) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılacağı öngörülmekte, buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34. maddesinde de "Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır." hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin, dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar.
Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar ise 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sırayla;
a-) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu,
b-) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri,
c-) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi,
d-) Cezayı ağırlatan ve hafifleten veya değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler,
e-) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar, gösterilecektir.
Hal böyle olunca;
Olumsuz bir davranışı duruşma tutanaklarına yansımayan ve 5271 sayılı CMK'nın 147/1-e maddesi uyarınca susma hakkı bulunan sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması gerekçesi olarak, “Sanıkların mahkemede gözlemlenen hal ve hareketleri, atılı suçlamaları red ve inkar eden tutum ve davranışları, olaydan pişmanlık duyduklarını gösteren tavır ve davranışlarının bulunmaması gibi hususlar dikkate alınarak...” şeklindeki gerekçeye yer verilip, hangi nedenlerle suçtan pişmanlık duyduklarını gösteren tavır ve davranışlarının bulunmadığı da denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-) Açıklamaları hükme esas alınan ve sanık ...'nın eniştesi olan tanık ...'in, tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 43. ve 51. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve... savunmanlarının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy