MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların, olay günü, yakınandan haksız olarak elde ettikleri işyerinin anahtarları ile yakınana ait kuyumcu dükkanının önce kepengindeki asma kilitlerini sonra da kapı kilidini açıp, içeri girdikleri sıra alarmın çalması ile birşey çalamadan kaçtıklarının anlaşılması karşısında, eylemlerine uyan 765 sayılı TCY’nin 493/2, 61, 522 (pek hafif), maddeleriyle aynı suça uyan 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 35/2, 53, 116/2, 119/1-c, 53. maddeleriyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması kanuna aykırı ise de; uygulama sanıkların açıkça lehine olduğundan ve karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından,vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun
kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
2-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı olarak "müteselsilen tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “TCY’nin 53. maddenin uygulanmasına” ve “sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine sırasıyla, “sanıkların, TCY’nin 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” tümcelerinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy