Tebliğname No : 6 - 2011/310591
MAHKEMESİ : Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/05/2011
NUMARASI : 2009/218 (E) ve 2011/109 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz dilekçesi içeriğine göre, o yer Cumhuriyet Savcısının, hükmü, sadece sanık E.. İ.. aleyhine temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; sanıklar Z.. İ.., A.. O.., E.. N.. ve H.. İ.. savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 22.04.2015 tarihinde Üye .....'un sanıklar A.. O.., E.. N.. ve H.. İ.. ile ilgili muhalefeti nedeniyle oyçokluğu, diğer sanıklar yönünden oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
Yağma suçu, kar maskeli olan kişiler tarafından, mağdur Ş.. U..’un kafasına çuval geçirilip, yere yatırılmak suretiyle işlenmiştir.Mağdur, sanıkları teşhis etmemiştir.
Sanıklardan sadece Z.. İ.., soruşturma aşamasında verdiği Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sulh Ceza Hâkimliğindeki ifadelerinde suçu kabul etmiş; bilahare bu beyanından dönmüştür.
Soruşturma sırasında duyuma dayalı bilgilerini aktardığını belirterek, eylemi A.. O.. ve Z.. İ..’nin gerçekleştirdiğini söyleyen ve beraatına karar verilen sanık S.. İ.., kovuşturma sırasında önceki savunmasını reddetmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde, duyduklarını anlatan ve amcasının oğlu olan sanık E.. N.. haricinde diğer sanıkları suçlayan tanık M.. N.., kovuşturma aşamasında önceki ifadesini kabul etmemiştir. Keza tanık M.. N..’ın, “Mağdur, Ş.. U..’un kimliğini bulup verdiği” yolundaki beyanını, 4.5.2009 tarihli ifadesinde doğrulayan adı geçen mağdur, 20.10.2009 günü bu beyanından rücu etmiştir. Mağdurun oğlu E... U..., “Babasının kimliğini kendisine M.... K...’nun verdiğini” söylemiş; tanıklar M.. K.., M.. T.. ve N... G... de bu beyanı doğrulamışlardır.
Mağdur, Ş.. U.. ifadesinde, “Soruşturma sırasında 3-4; kovuşturma sırasında 5-6 lirasının alındığını” söylerken; sanık Z.. İ.., soruşturma aşamasında, “mağdurdan 120.- TL aldıklarını” belirtmiştir.
İfadeleri çelişen mağdur, 1934 doğumlu olup, 19.1.2009 olan suç tarihi itibarıyla yaşlı sayılabilecek durumdadır.
Sanık Z.. İ.., sanık H.. İ.. ile sanık E.. N.. da tanık M.. N.. ile akrabadır.
Bu durumda, suçunu kabul eden sanık Z.. İ.. haricinde kalan sanıklar A.. O.., H.. İ.. ve E.. N..’ın aleyhinde mahkûmiyetlerine yeter nitelikte delil edilememiş olmakta; bu sanıklarla ilgili olarak, sanık Z.. İ..’nin, diğer sanıklar A.. O.., H.. İ.. ve E.. N..’a yönelik atfı cürüm niteliğindeki sonradan değiştirdiği beyanı ile yine sanıklardan S.. İ..’ın sonradan değiştirdiği sanık A.. O..’a yönelik atfı cürüm niteliğindeki ifadesinden başka kanıt kalmamaktadır.
Mahkemece tanıklar ile mağdurun beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiştir. Yapılan inceleme sübuta ulaşmaya ve dolayısıyla hüküm vermeye yeter düzeyde değildir.
Açıklanan nedenlerle mağdur Ş.. U.. ile tanıklar M.. N.., E.. U..., M... K..., M.. T.. ve N.. G..’in yüzleştirilip, ifadeleri arasındaki çelişkiler giderildikten sonra, sanıklar A.. O.., H.. İ.. ve E.. N..’ın hukuki durumlarının değerlendirilmesi için, adları geçen sanıklarla ilgili mahkûmiyet kararlarının bozulması gerektiği görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy