(5237 S. K. m. 110, 168)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılan O. M.'in 10.09.2011 tarihli hazırlıkta alınan beyanında; kimliği belirsiz şahıslar tarafından gözleri bağlanarak kaçırıldığında kendisine silah zoruyla miktarını yazmadığı iki adet boş senet imzalatıldığını üzerinde bulunan 80 TL para, ehliyet ve iki adet cep telefonunun sanıklar tarafından alındığını, daha sonra bir adet cep telefonunun sokakta bulunarak kendisine iade edildiğini, 13.09.2011 tarihli ek beyanında ise; kendisini kaçıran tanımadığı kişilerin, kendisini kaçırdıktan sonra tekrar arayacaklarını beyan ettiğini söyleyerek,12.09.2011 tarihinde kendisini telefonla arayan sanıkların 5.000 TL'yi hazır etmesini istediğini kendisinin bu miktarı ancak 13.09.2011 tarihinde hazır edebileceği yönündeki beyanı üzerine sanıkların 13.09.2011 tarihinde tekrar kendisini telefonla aradıklarını katılanın durumu polise haber vererek sanıkların yakalanmasını sağladıkları anlaşılmıştır.
Katılanın 24.10.2011 tarihli duruşma beyanında ise; sanıkların gözlerini bağlayarak araçlarıyla kendisini kaçırarak, araç içerisinde sanıkların kendisine hitaben "bizim 50 arkadaşımız ceza evinde, senin mal varlığın var biz ise aç geziyoruz diyerek 300.000 TL para istediklerini, gözleri kapalı olarak kendisine 2 adet senet imzalattıklarını, üzerinde bulunan 80 TL parayı ve ehliyeti aldıktan sonra kendisinden 5.000 TL daha para istediklerini söylediği, sanıklardan parayı bulmak amacıyla süre isteyince sanıkların kendisini bıraktığını akabinde durumu polise haber vererek sanıkların yakalanmasını sağladığını belirttiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle katılanın hazırlıkta ve duruşmada alınan ifadeleri arasındaki açık aykırılık giderilip, eylemlerin başlangıcından itibaren sanıkların hangi miktar paraya yönelik kasıtlarını özgülediklerinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanıkların yakınandan yağmaladığı iki adet senet, iki adet cep telefonu, 80 TL, sürücü belgesine karşılık duruşma aşamasında 200 TL'lik bir ödeme yapıldığının dosya içerisinde mevcut 10.05.2012 tarihli dekonttan anlaşıldığı, katılan vekilinin 10.05.2012 tarihli oturumda katılandan yağmalanan diğer eşyaların geri verilmediği yönündeki beyanı, kısmi iadeye rızası bulunmadığı yönündeki anlatımı dikkate alındığında; koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nın 168/2-3 üncü maddesiyle uygulama yapılması,
3- Olay gecesi sanıkların katılanı basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandıktan sonra, gözlerini bağlayıp 7 saate yakın bir süre araçla gezdirdikleri, katılanın yanında parası bulunmadığı yönündeki beyanı üzerine daha sonra para alma umuduyla katılanı serbest bıraktıklarının anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 110. maddesiyle uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan O. M. savunmanıyla sanıklar H. Y., C. K., O. Ö. ve S. T. savunmanlarıyla sanık O. Ö.'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy