MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Zorla kaçırıp alıkoyma bu suça katılmak,
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 20.06.2012 tarihli görevsizlik kararı ile dosya Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluş ve dosya içeriğine göre, yakınan... sanıklardan ... ile bir süre nişanlı kaldığı ve sonrasında ailesinin isteği üzerine ayrıldığı, yakınanın 03.12.2004 tarihli kolluk ifadesinde, “02.12.2004 günü evden markete gitmek için ayrıldım. Dönerken plakasını alamadığım bir araç yanımda durdu. Tanımadığım dört kişi araçtan inerek beni zorla arabaya bindirdiler. Yerini bilmediğim bir eve götürüp bir gece orada tuttular. Ertesi gün evimin yakınına bıraktılar. Ben bu işi eski nişanlım ... yaptırdığından şüpheleniyorum.” diye söylediği, 08.04.2005 tarihli kolluk ifadesinde ise, “04.04.2005 günü ablam ... ile kuaföre gitmiştik. Orada eski nişanlım ... abisinin birlikte yaşadığı ... ile karşılaştık. Sanırım o haber vermiş olacak ki, kuaförden çıkışta..., abisi .., tanıdığı .... yanımıza geldi. Beni zorla sanık ... ait araca bindirdiler. Bağırmamam için ağzımı kapattılar. Arabada giderken .. bir yeri aramamı engellemek için telefonumu aldı. ... annesinin evine gittik. Dört gün burada kaldık. Bu süre içinde... benim kolumda bulunan burma bileziklerin altısını zorla aldı. Sürekli kendisi ile evlenmemi aksi takdirde beni ve ailemi öldüreceğini söyleyerek tehdit ediyordu. Dört günün sonunda nüfus cüzdanı çıkartmak için evden çıktık. Yanımızda ablası ... vardı. Nüfus Müdürlüğü'ne gidince babam beni buldu.” dediği, tanık ... 28.04.2005 tarihli kolluk ifadesinde “Kızkardeşim ... ile kuaföre gittik. Kuaförde ... ile karşılaştık, kardeşim tartıştı. Kuaför çıkışında ... ait araç yanımızda durdu. Araçtan ... ve abisi ... indi. ... kardeşimi belinden tutarak zorla araca bindirmeye çalıştı. Ben engel olmak isteyince ... beni ittirdi. Kardeşimi alarak gittiler.” dediği, sanıkların hiçbir aşamada suçlamaları kabul etmediği, sanık ..., “Biz yakınan... ile nişanlı idik. Ailesi istemediği için nişanı attı. Ancak biz görüşmeye devam ettik. Olay günü beni telefonla arayarak buluşmak istediğini söyledi. Çalıştığım oto tamirhanesine çağırdım. Geldi ve beraber işyerinden çıktık. Bir süre dolaştıktan sonra ... annesinin evine gittik. Eve dönmek istemediğini ve benimle kalmak istediğini söyledi. Kabul ettim. Eve giderken cep telefonunu bana verdi ve kolundaki bilezikleride ihtiyacı için bozdurdu. Dört gün sonra nikah işlemleri için nüfus müdürlüğüne gidince babası bizi buldu.” diye beyanda bulunduğu, yargılama aşamasında dinlenen savunma tanıkları ... “Ben ... çalıştığı oto tamirhanesinin sahibiyim. Olay günü ... eski nişanlısı olarak tanıdığım Burcu dükkana geldi ve benden ... için izin istedi. Ne yapacaklarını sorunca işimiz var, diyerek beraber dükkandan ayrıldılar.” dediği, sanık ... arkadaşı olan...ise “... evine gittiğim bir gün..., .. ve ... ablası ... geldiler.... kendilerini nüfus müdürlüğüne götürmesini istediler. Burcu gayet rahattı ve tedirgin bir hali yoktu.” diye söylediği, yine savunma tanığı ... .. 03.10.2005 tarihli celsedeki beyanında, “Olay günü ...ile .. birlikte bize geldiler. ... gayet rahattı. Bizde kalacağını ve nikah işlemlerine başlayacaklarını söyledi. Kolunda üç bilezik vardı. Terlik, giysi almak için bunları bozdurdu. Bizde kaldıkları süre içerisinde bir zor kullanma ve tehdit görmedim.” şeklinde ifade verdiği, tanık... ise 20.05.2005 tarihli celsede ilk beyanı ile örtüşmeyecek şekilde “Kuaförde ... ile karşılaşmadık. Çıkışta ... ait araç yanımızda durdu. Araçtan ... ve abisi... indi. Ancak ben ... kardeşimi tuttuğunu görmedim.” şeklinde beyanda bulunduğu, özellikle yakınan ...mahkemeye hitaben verdiği 05.10.2005 tarihli dilekçede ise, “Kendi isteği ile sanık... ile gidip kaldığını, bilezikleri ihtiyaçları için bozdurduğunu, ailesinin baskısı ile önceki ifadeleri verdiğini” belirttiği, yakınanın aşamalardaki değişen bu beyanları ve yakınanın ilk beyanı ile örtüşmeyen tanık ... beyanları dikkate alındığında, hangi nedenlerle tanık ...beyanlarına üstünlük tanındığı denetime olanak verecek şekilde açıklanıp gösterilmeden, sanık tarafından yakınanın elinden alındığı iddia edilen cep telefonunun olaydan sonra kullanılıp kullanılmadığının araştırılıp gerektiğinde telefon görüşme ve baz istasyonlarının kayıtlarının getirtilip incelenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanık ... diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; TCK'nın 37. maddesi yerine TCK'nın 39. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanıklar hakkında TCK'nın 109/2. maddesi gereğince belirlenen 2 yıl hapis cezasından aynı Yasa'nın 109/3-b maddesi ile bir kat arttırım yapılması gerekirken yarı oranında arttırım yapılarak eksik ceza tayinine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... (..), ...., ... ve... savunmanları ile O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 25.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy