MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet, Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen düşme kararı yönünden yapılan incelenmesinde:
Sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/3. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/2-3. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımının, mahkeme sorgu tarihi olan 24.12.2008 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK' nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE;
II-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden kurulan hükmün incelenmesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas, 2013/17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 119. maddesi kapsamındaki nitelikli işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu, 5271 sayılı CMK'nın 253/1. maddesinin “b” bendi, 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan, uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp, raporunun aldırılmaması ve aynı Yasa maddesinin 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi,
b- 5271 sayılı CMK'nın 231/6. fıkrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşullarının arandığı; bu bağlamda yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince;
Adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olan sanıkların, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden müstakil bir maddi zararın bulunmadığı ve haklarında “Yargılama sürecinde dosyaya yansıyan olumsuz bir tutum ve davranışlarının bulunmaması, cezanın gelecekleri üzerine olası etkisi” nedenleriyle 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ile uygulama yapılıp cezalarında indirim yapıldığı ve yine, “Sabıkasız kişilikleri ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları nazara alınarak cezalarının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekinecekleri hususunda olumlu kanaat oluştuğu” nedenleriyle aynı Yasanın 51. maddesi ile cezalarının ertelenmesine karar verildiği hususları dikkate alındığında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınıp, yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken, “Suçun işlenmesi ile müştekinin uğradığı maddi zararı tümü ile gidermedikleri” şeklindeki sanıkların bu suç yönünden zararının ne olduğu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklanmadan, denetime olanak vermeyen, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c- Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 168/1-4. maddesinin 31/3. maddesinden önce uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy