MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : 765 sayılı Yasanın 493/2-son, 62, 523, 81/2-3. maddeleri gereği 1 yıl 12 ay 16 gün hapis cezası
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 15.08.2000 tarihinde düzenlenen iddianame ile 765 sayılı TCK’nın 64, 493/2-son, 62 ve 522. Maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı; 10.08.2000 tarihli vekaletname ile sanığın Av. ...’ı savunmanı olarak tayin ettiği; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2001 tarih 2000/29-2001/26 sayılı kararı ile sanığın 7 yıl 4 ay 8 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın sanık tarafından süresinde temyiz edildiği ve “18 yaşından küçük olan sanıklar ..., ... ve ...’ın savunmanları hazır bulundurulmadan hükümlülüklerine karar verilmesi” nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün Dairemizin 21.10.2002 tarih 2002/9088-111953 sayılı ilamı ile bozulduğu; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2003 tarih 2002/50-2003/47 sayılı kararı ile bu defa sanığın 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 62, 523, 81. maddeleri uyarınca 1 yıl 12 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, anılan kararın sanık tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21.06.2005 tarihinde lehe kanunun tespiti amacı ile iadesine karar verildiği; iade üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.02.2008 tarih ve 2005/361-2008/52 sayılı karar ile 765 sayılı Yasa hükümlerinin somut olaya uygun ve sanık lehine olduğuna karar verilerek, anılan Yasanın 493/2-son, 62, 523, 81. maddeleri uyarınca 1 yıl 12 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, sanığın bu kararı da yasal süresi içerisinde temyiz etmesi üzerine “5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren eyleminden dolayı istemi aranmaksızın savunman görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediği” belirtilerek Dairemizin 05.06.2009 tarih 2008/23821-2009/10133 sayılı ilamı ile kararın bozulduğu; bozma üzerine sanığa, 24.07.2009 tarihinde zorunlu savunman olarak Av. ...’nun atandığı, Av. ...’a da duruşma gününü ve bozma ilamını içeren tebligatın çıkartıldığı, 11.05.2010 tarihinde tebellüğ eden Av. ...’ın 11.05.2010 havale tarihli dilekçesi ile “Gördüğü lüzum üzerine dosyadaki tüm vekillik görevlerinden istifa ettiğini” beyan ettiği, 26.11.2010 tarihinde ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinde sanığın ifadesinin baro tarafından atanan savunman Av. ...’ın hazır bulunması ile talimatla alındığı, bu ifadede sanığın bozma ilamına uyulmasını talep ettiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2011 tarih ve 2009/309-2011/210 sayılı kararı ile sanık ...’nın, neticeten 1 yıl 12 ay 16 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, yüzüne karşı verilen bu kararın, zorunlu savunman Av. ... tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edildiği, adı geçen Mahkemenin temyiz talebini 1412 sayılı CMUK’nın 315/1. maddesi uyarınca “Temyiz harcının yatırılmadığı” gerekçesi ile 25.04.2011 günlü ek karar ile reddettiği, temyizin reddi kararını 27.04.2011 tarihinde tebellüğ eden savunmanın bu kararı da 28.04.2011 tarihinde temyiz ettiği, sanık tarafından tayin edilen savunman ...’ın da sanığın mahkumiyetine ilişkin kararı 20.05.2011 tarihinde temyiz ettiği, sanığa vekaletnameli savunmanın istifa ettiği, kendisine savunman seçmesi, seçecek durumunun olmadığı takdirde yüklenen suçun niteliği dikkate alınarak mahkemece zorunlu savunman atanacağı hususlarını içerecek şekilde açıklamalı tebligat yapılmadığı, 31.03.2011 günlü 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13.maddesiyle değiştirilen Harçlar Kanunu’nun (1) sayılı tarifesinin mahkeme harçları bölümünün “Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmındaki “Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL temyiz harcı alınacağına” ilişkin (b) fıkrasının 29.12.2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 20.10.2011 tarih, 2011/54-142 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal hükmünün 29.06.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın hak arama özgürlüğünün sınırlanmaması için sanık ... savunmanı Av. ...’nun temyiz isteminin reddine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2011 tarih 2009/309-2011/210 sayılı ek kararı kaldırılarak ve vekaletnameli savunman Av. ...’ın temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan Yasanın belirlenmesi amacı ile uygulama yapılırken 765 sayılı Yasanın 493/2. maddesi yerine 493/1. maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden; sanık hakkında 765 sayılı Yasanın 493/2-son, 62, 523, 81. maddeleri uyarınca belirlenen sonuç cezanın 1 yıl 12 ay 26 gün yerine, 1 yıl 12 ay 16 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi ve koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin 765 sayılı TCK'nın 523. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy