Tebliğname No : 6 - 2011/357035
MAHKEMESİ : Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2011
NUMARASI : 2010/75 (E) ve 2011/134 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre; katılan M... Y...’ın ifadesinde, “1990’lı yıllarda sanıklar Faruk ve Tamer’in babaları olan H... M... ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle bazı taşınmazların teminat olarak kendisine devredildiğini, ticari ilişkinin sonlanması nedeniyle bir kısmını iade ettiğini, geriye kalanları ise Hasbi’nin ölümünden sonra ona ait şirketlere devrettiğini, buna rağmen sanıklar Faruk ve Tamer’in bu taşınmazlardan kendi paylarına düştüğünü iddia ettikleri kısmının devredilmesi konusunda ısrarcı olduklarını, suç tarihinde fabrikasının önünden içinde sanıkların olduğu arabanın birkaç kez geçtiğini, önceden fabrikası kurşunlandığı için çalışanlarını dikkatli olmaları konusunda uyardığını, akşam saatlerinde arayan fabrika müdürünün sanıkların içinde bulunduğu arabadan ateş edildiğini bildirdiğini, birgün evvel de tanık Y.. Ç.. ile görüşen sanıkların 5 milyon dolar alacaklı olduklarını söylediklerini, ancak aralarında alacak borç ilişkisinin olmadığını” beyan ettiği; tanık Y.. Ç..’ın aşamalarda değişmeyen ifadesinde, “Sanıklar Tamer ve Olcay’ın suç tarihinden bir gün önce işyerine geldiklerini, katılandan 5 milyon dolar alacaklı olduklarını söyleyip aracı olarak görüşme sağlamasını istediklerini, sanıklar gittikten sonra katılanı arayıp durumu anlattığını, onun da borçlu olmadığını söylediğini” belirttiği; sanıklar Faruk ile Tamer’in soruşturma evresinde alınan savunmanlarında, “Aralarında alacak ve borç ilişkisinin olmadığını” söyledikleri, 14.06.2010 günlü oturumda ise sanık Faruk’un, “Babasının ölmeden evvel bazı taşınmazları katılana devrettiğini, babası öldükten sonra bu taşınmazların bir kısmının kendilerine devredilmesi gerekirken, şirket adına devredildiğini, bununla ilgili dava açtıklarını” belirttiği; tanık R.. K..’un ifadesinde, “Hem H...M... hem de katılanın mali müşavirliğini yaptığını, suç tarihinden 2-3 ay evvel sanık Faruk ile Samsun’da karşılaştıklarını, katılanın taşınmazları amcaoğullarına devrettiğini belirten Faruk’un, ‘Taşınmazları ya da karşılığı olan 5 milyon doları alamazsa katılanın kafasına sıkacağını’ söylediğini” beyan ettiğinin anlaşılması karşısında,
1) Sanıklar Faruk ve Tamer ile katılan arasında mevcut olduğu kabul edilen hukuki alacağın varlığına ilişkin delilerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, 5237 sayılı TCK’nın 150. maddesi ile uygulama yapılması,
2) Sanıklar E.. S.. ve O.. A.. ile katılan arasında hukuki bir alacağın olmadığı, bu haliyle adları geçen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı ve eylemlerinin yağma suçunun oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin, “ayrı ayrı” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar O.. A.. ve E.. S.. savunmanı, sanıklar T.. M.. ve F.. M.. savunmanı ile katılan vekilinin temyiz itirazı itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy