MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522 ve 59/2.maddeleri uyarınca verilen ve kesinleşerek infaz edilen 1 yıl 3 ay hapis cezasında 5728 sayılı Kanunun hükümleri uyarınca uyarlama talebi üzerine verilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında verilen 02.12.2003 gün, 2003/13-715 sayılı kararın sanığın temyiz etmemesi üzerine kesinleştiği, 5237 sayılı TCY'nın yürürlüğe girmesi üzerine hükümlü hakkında dosyadaki belgeler incelenerek duruşma açılmadan 08.07.2005 tarihinde 765 sayılı Yasanın hükümlü lehine olduğundan bahisle önceki hükmün aynen infazına karar verildiği anılan bu kararlarda başvurulacak yasa yolu açıklanırken, “itiraz yolu açık olmak üzere” denmesiyle yetinildiği, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin ve süresinin tam olarak belirtilmediği;
Mahkemenin, kendiliğinden dosyayı ele alıp 19.01.2010 tarihli tensip zaptıyla yeni bir esasa kaydedip duruşma açarak yargılama faaliyetlerine başladığı ve yaptığı uyarlama sonucunda eski yasanın lehe olduğunu değerlendirip hükümlü hakkında 07.07.2010 gün ve 2010/17-410 sayılı karar ile; hükümlünün 765 sayılı TCKnın 492/1, 522 ve 59/2.maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hükümlülüğüne karar verdiği, anlaşılmıştır.
Sonradan yürürlüğe giren lehe hükümler nedeniyle kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin yeniden ele alınarak lehe olan yasanın belirlenmesinde uygulanacak yöntem 5252 sayılı Kanunun 9/1.maddesi ile düzenlenmiştir. Mahkemelerin kararlarına karşı itiraz sadece Yasada açıkça gösterilen hallerde mümkün olduğu ve uyarlama Yargısı sonunda verilen bu tür kararların da hüküm niteliğinde olduklarından 1412 sayılı CMUK'nun 305.maddesindeki istisnalar dışında da bulunduğu dikkate alındığında;
İster duruşmalı yargılamada, isterse evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili, verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilecektir. 5271 sayılı CMK'nun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı açıktır.
Bu açıklamalara göre...Asliye Ceza Mahkemesinin yeniden ele alıp verdiği 07.07.2010 gün ve 2010/17-410 sayılı kararın yok hükmünde olduğu, 08.07.2005 günlü ilk uyarlama kararındaki yasa yolu ve yöntemi de hatalı olduğundan;
08.07.2005 günlü uyarlama kararının hükümlüye “başvurabileceği yasa yolunun, temyiz merciinin ilgili Yargıtay Ceza Dairesi, sürenin ve başlangıcının kararın tebliğinden itibaren bir hafta, başvurunun kararı veren Mahkeme ya da dengi diğer bir Mahkemeye dilekçe ya da tutanak yazmanına sözlü olarak yapılabileceği” hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve 08.07.2005 günlü ilk hükme yönelik ek tebliğname de düzenlendikten sonra, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy