MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından hükümlünün haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki hükümlünün lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, kararın hükümlünün kendisine de tebliğ edilmesi ve hükümlü tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.11.2010 günlü kararının, uyarlama yargılaması sırasında hükümlü ...'a mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. ...'ın yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, ancak atanan savunmandan hükümlünün haberdar olmadığı ve yokluğunda verilen hükmün hükümlüye tebliğ edildiğine ilişkin dosyada belge bulunmadığı,
Yine anılan tarihli uyarlama kararının, hükümlü ...'in önceki yargılama aşamasında adli yardım talebi üzerine savunmanı olarak görev yapan Av.... tarafından temyiz edildiği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/6-13-2007/54 sayı ve 6.3.2007 tarihli kararı da gözetilerek hükmün kesinleşmesiyle, gerek zorunlu savunmanlık görevinin, gerekse vekalet ilişkisinin son bulması nedeniyle adı geçen savunmanın hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığı ve anılan uyarlama kararının hükümlüye tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Öncelikle her iki hükümlüye de gerekçeli kararın T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak ihtaratları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi, sundukları takdirde temyiz dilekçeleri eklendikten ve savunmanlarının temyizlerine onay verip vermedikleri de sorularak ya da bu konuda ''7 gün içinde savunmanın temyiz dilekçesine onay verip vermediği veya kendisinin temyiz etmek isteyip istemediği hususunda dilekçeyle veya zabıt katibince tutanağa geçirilmek suretiyle bildirimde bulunulması gerektiği, eğer her hangi bir bildirimde bulunmaz ise savunmanın temyiz istemine onay vermediğinin kabul edileceği'' açıklamasını içerir biçimde ihtaratlı olarak tebligatlar yapıldıktan sonra, gerek görülmesi halinde ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 29.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.