MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve yağma suçundan kurulan hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) 26.02.2009 tarihli 5739 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “yaptırımın” ibaresinin “tedbirin” olarak değiştirildiği, keza 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 5275 sayılı C.G.T.İ.H.K'nın 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının değiştirildiği ve aynı Yasa maddesinin 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olduğu hususları dikkate alındığında, infazı kısıtlar şekilde, sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan doğrudan hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezanın hapse çevrileceğine hükmolunması,
2-) Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı, sanık ... savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin çıkartılması; TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, 3. fıkrası uyarınca da kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleriyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluş ve dosya içeriğine göre; yakınan ...’ın sanık tarafından bıçakla yaralandığı, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtildiği, mahkemece eylemin 5237 sayılı TCK'nın 86. maddesinin 1 ve 3. fıkralarının (e) bendine uyduğunun kabul edildiğinin anlaşılması karşısında; neticesi sebebi ile ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturan haller dışında meydana gelen basit yaralamanın yağma suçunun unsuru olduğu gözetilmeden, sanık hakkında yaralama suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy