MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Olay gecesi, şamandıraya bağlı olarak sahilde duran tekneye giren sanığın, yakınan ...’a ait ayakkabıları çalıp, ayağına giydiği, yine tekne içindeki GPS cihazını sökmek istediği esnada yakınanların uyanması ile kaçmak isterken, müdahaleleri neticesinde yakalandığı, bu sırada teknenin dışında bekleyen açık kimliği tespit edilemeyen bir başka sanığın da diğer yakınan ...’e ait cep telefonu ile kaçtığının anlaşılması karşısında, sanığın, yakalanamayan diğer sanık ile iştirak halinde işlediği suçun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışmadan hüküm kurulması ve ayrıca eyleminin, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesinin uygulanmasına esas alınan ilam hüküm kısmında belirtilmemiş ise de; gerekçeli kararda tekerrüre esas olan ilamın “... Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28/01/2004 tarih, 2003/1408 Esas-2004/54 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 1 ay 10 gün hapis cezası” olduğunun gösterilmiş olması karşısında, bu konuda tebliğnamede belirtilen eleştiriye katılınmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafındanişlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “TCY’nin 53. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılıp, yerine, “sanığın, TCY’nin 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” tümcesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy