MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanığın işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/ 17 kararı ışığında uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce beninsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2.maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında;sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7-8.madde ve fıkralarının uygulanmasına esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.10.2000 gün ve 2000/1532-2000/1250 sayılı ilamındaki 765 sayılı TCK’nın 493/2 gereğince hükmedilen 2 yıl 11 ay 1 gün hapis cezasının tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekirken, birden fazla tekerrüre esas alınan ilam gösterilerek hüküm kurulması suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın ...maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından , "53 ve 58.maddenin uygulanmasına" ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ve sanık hakkında hükmolunan cezanın, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.10.2000 gün ve 2000/1532-2000/1250 sayılı ilamı uyarınca ve bu ilamdaki hırsızlık suçuna ilişkin önceki hükümlülüğü nedeni ile mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,infazdan sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanığın hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın yakınana ait işyerinin kepenk kilidini sert bir cisim ile zorlamak suretiyle kırıp, kepengi kaldırarak aliminyum doğramadan yapılma kapının kilidini zorlamak suretiyle açıp içeriye girdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2.maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7-8.madde ve fıkralarının uygulanmasına esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.10.2000 gün ve 2000/1532-2000/1250 sayılı ilamındaki 765 sayılı TCK’nın 493/2 gereğince hükmedilen 2 yıl 11 ay 1 gün hapis cezasının tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekirken, birden fazla tekerrüre esas alınan ilam gösterilerek hüküm kurulması suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.06.2014 günü oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy