MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında hırsızlık suçuyla ilgili olarak verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara karşı, 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkra) maddesi uyarınca itiraz yolu açık olduğu ve sanık savunmanının da karara karşı Rize Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunduğu anlaşıldığından, itirazın mercii tarafından incelenmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE;
II-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı ve bu nedenle 5237 sayılı TCK.50/3.madde koşulları olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunu birden fazla kişiyle birlikte işleyen sanık hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b,143 ve 31/3.maddeler uygulanıp 1 yıl 6 ay 20 olarak belirlenen cezadan aynı Yasanın 62. maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 3 ay 16 gün yerine, 1 yıl 3 ay 11 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle, hesap hatası yapılarak sonuçta eksik para cezasına hükmolunması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 3. fıkrasında “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenleme ve YCGK.nun 11/05/2010 gün ve 2010/87-112 kararı ışığında somut olayımıza gelince; sanık hakkında 1 yıl 3 ay 11 gün hapis cezasına hükmedilmiş olması karşısında, denetim süresinin bu hükümlülük süresinden az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlerden “bir yıl” kelimesi çıkartılıp yerine “hırsızlık suçundan 1 yıl 3 ay 11 gün” yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Daha önce hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanığa hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCY'nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy