Tebliğname No : 6 - 2009/176833
MAHKEMESİ : Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/04/2009
NUMARASI : 2009/36 (E) ve 2009/113 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Birden fazla kişiyle birlikte işlenen konut dokunulmazlığını bozma suçunun, uzlaşmaya tabi olmadığı gözetilerek, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiş,
Kısa kararın açıklandığı, 22/04/2009 tarihli duruşma tutanağının sayfaları, yazman tarafından imzalanmamış ise de, anılan tutanakta hakim imzası bulunduğu gözetilerek, imza eksikliğinin mahallinde giderilmesi olanaklı görülmüş,
Sanık E.. T..'ın adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçlarının sanıklar M.. T.. ve E.. T.. tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-) 14/12/2008 tarihinde, gece saat 02.00 sıralarında, sanıklar M.. T.. ve E.. T..'ın yakınanın bakkal dükkanına, iş yerinin kepenk ve kapı kilitlerini kırarak girdikten sonra, 500 lira değerinde sigara, 100 lira bozuk para ile iki adet cep telefonunu çaldıkları, olaydan sonra kolluk görevlileri tarafından iş yerinde araştırma yapılırken, bahçe duvarının iç kısmında sanık Emrah'a ait telefonun bulunduğu, çalan cep telefonunu açan görevlilerin, kendilerini tanıtmadan, telefonu bulduklarını söyleyerek buluşma yeri tarif ettikleri ve saat 04.30 sıralarında cep telefonun almak için buluşma yerine gelen sanıklar Emrah ve Mehmet'i yakaladıkları, sanıkların ifade alınma işleminden sonra serbest bırakıldıkları, yapılan araştırmada, yakınandan çalınan cep telefonlarından birinin, 14/12/2008 günü, saat 10.00 sıralarında sanık Mustafa, 15/12/2008 tarihinde de sanık Levent tarafından kullanıldığının tespit edildiği ve yine çalınan bu iki telefonun suç tarihinden sonra Z.. Ö.., C.., D.., A.. Ç.. ve E.. B.. isimli kişilerin üzerine kayıtlı hatlarda kullanıldığının belirlendiği olayda; sanıklar Emrah ve Mehmet'in anlatımlarında, olay gecesi sanık Levent'in yanlarında olduğuna dair bir beyanda bulunmadıkları, sanık Levent'in aşamalardaki beyanlarında ise; kullanığı tespit edilen suça konu telefonu, kendisine kardeşi Mehmet'in verdiğini savunarak cep telefonunu iade ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle sanık Mehmet'ten, suça konu telefonu sanık Levent'e verip vermediği sorulduktan sonra, cep telefonlarını kullanan diğer kişilerin de tanık olarak dinlenip, suça konu telefonları ne şekilde ele geçirdikleri sorularak sonucuna göre sanık L.. T..'in hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-) 07/01/2009 tarihli iddianame ile sanıklar hakkında, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4. maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılması karşısında, aynı yasanın 119/1-c. maddesinin uygulanması için ek savunma hakkı verilmeden, anılan madde uyarınca hüküm kurulmak suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3-) Kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçen yakınanın ifadesinde; olaydan dolayı meydana gelen 1.000 lira zararın, 750 lirasının, sanık Emrah'ın annesi tarafından karşılandığını beyan ettiği, çalınan iki cep telefonundan bir tanesinin sanık Levent tarafından soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığına teslim edildiği ve yapılan bu iadelere diğer sanıklarının karşı duruşlarının bulunmadığı olayda, yakınanın zararının soruşturma aşamasında kısmen karşılanmış olması nedeniyle,
yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında hem hırsızlık, hem de mala zarar verme suçlarında, 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-) Sanık M.. T..'in tekerrüre esas alınan ve 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca hükümlülüğüne ilişkin olarak, anılan Yasanın 20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Yasanın 9. maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
5-) Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 101/3 maddesi uyarınca, tutuklanması istenen sanığın sorgusunda bulunmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanık E.. T..'a yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M.. T.., L.. T.. ve E.. T..'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy