MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 35. maddesinin 143. maddesinden önce uygulanması, sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu diğer sanıkla birlikte işleyen sanığın neden olduğu yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulması yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, ‘sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına’ karar verilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurumu doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.
1-Suça ilişkin koşullar;
a)- Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,
b)-Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,
2- Sanığa ilişkin koşullar;
a)-Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b)-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi (5271 sayılı CMK’nın 223/9. fıkrasına göre zararın giderilmesi koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir).
c)-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Bu koşullar bulunması halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.
Ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 51.maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin koşulları ve sonuçları aynı değildir, bu nedenle önce 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 51.maddeleri yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir.
Hal böyle olunca;
Suç tarihine göre eski hükümlü kaydı bulunmayan ve teşebbüs aşamasında kaldığı için maddi bir zararından da bahsedilmeyen, sanık hakkında öncelikle 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin objektif ve subjektif koşullarının değerlendirilip, olumsuz kanata varılması halinde, sanık hakkında cezanın şahsileştirilmesi koşullarının takdiri gerektiği düşünülmeden, bu hususlar denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy