MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanmak (Hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 25. maddesine göre çocuk yargılamalarında Cumhuriyet Savcısının duruşmalara katılmayacağı gözetilmeden Cumhuriyet Savcısı katılımıyla duruşmalara devam edilmesi ve duruşmaların gizli yapılarak hükmün de gizli duruşmada açıklanacağı düşünülmeden 5271 sayılı CMK’nun 185. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 25. maddesine aykırı davranılması giderilme olanağı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Bina vasfındaki internet cafe içerisinde görüşme yapma bahanesiyle yakınana ait telefonu alan ve konuşarak dışarı çıkıp diğer sanığa vererek hırsızlık suçunu işleyen sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK‘nun 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden aynı yasanın 141.maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47-2008/43, 23.03.2004 gün ve 2004/6-41- 2006/70 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCY’nin 141. maddesinin hatalı uygulanması nedeniyle belirlenen eksik ceza esas alınarak yaşı küçük sanık hakkında hükmedilen kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek ve yaptırımlardan birine çevrilmesi olanaklı kabul edilmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sosyal hizmet uzmanı bilirkişi ücretinin sanıktan alınamayacağının düşünülmemesi,
2) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “sosyal hizmeti uzmanı bilirkişi ücreti 90 TL” ile “yargılama giderinin eşit olarak tahsiline” ilişkin bölümler çıkarılarak, “sanıklardan neden oldukları toplam 62.50 TL yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 142/1-b, 31/2, 66/1-e, 67/3-4. maddelerindeki 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 09.03.2007 gününden, inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy