MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay 14.Ceza Dairesinin 16/11/2011 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında hükmolunan cezanın süresine göre ve süresinden sonra yapılan savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I-) Sanıklar ...., .... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
2-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler ile yargılama giderine ilişkin bölümden “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin; “müteselsilen” sözcüğünün yerine ise, “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanıklar ...,..., ..., ....., .... ve .... hakkında kasten yaralama; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen 765 sayılı TCY'nın 456/1 ve 457/1. maddelerinde düzenlenen kasten yaralama ile sanık . ...’ye yüklenen ve 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezaların alt ve üst sınırına göre, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 07.04.2004 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklananan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-) Sanıklar..., ... ve .... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar ... ve ... diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCY’nın 109/2. fıkrası yerine, aynı maddenin 1. fıkrasıyla uygulama yapılması,
2-) Sanık ... önceden vermiş olduğu karar doğrultusunda diğer sanıklarla anlaşarak suça doğrudan katılıp suçu birlikte işledikleri gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
3-) Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., .. ... ve .... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy