MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ın hırsızlık suçundan neticeten 1 yıl 4 ay, mala zarar verme suçundan neticeten 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına ilişkin ... 1. Asliye Mahkemesince verilen 24.06.2008 gün, 2004/818-441 sayılı kararına karşı sanık savunmanı tarafından 27.06.2008 günlü dilekçe ile itiraz edilmesi üzerine;
İtiraz mercii olarak dosya üzerinde inceleme yapan ... Ağır Ceza Mahkemesince 14.07.2008 gün 2008/423 D. iş sayılı kararı ile özetle; "müştekinin zararının giderilmediği suçtan önceki hale getirilmediği nedeniyle CMK.nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olmadığı belirtilmiş itirazın kısmen kabulüne karar verilip, ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2008 tarih ve 2004/818 esas ve 2008/441 karar sayılı kararının 2.paragrafında belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak, dosyanın Yargıtay'a gönderilmek üzere kararın bir suretinin sanık müdafıine tebliğ edilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine" kesin olarak karar verilmiştir. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 14.08.2008 tarihli kararı sanık savunmanına tebliğ edilmiş ve dosya dairemize gönderilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2009, 346-25 ve 6.5.2009 27-95 sayılı kararlarında belirtilen ilkeler ışığında, 5271 sayılı CMK.nın 231/6. fıkrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği
hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşulları aranmaktadır. Mahkeme, bu bağlamda yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapıp, yukarıda açıklanan koşulların oluşup oluşmadığını değerlendirerek, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına dair bir karara varacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde ise, bu karara karşı ilgililer tarafından itiraz edilebilecektir. İtiraz makamının, belirtilen objektif ve sübjektif koşulların olup olmadığı hususu ile sınırlı bir uygulama yapıp, bu koşullar oluşmadan karar verilmesi halinde itirazı kabul ile yetinmesi gerekmektedir. İtirazın kabulü halinde hüküm açıklanmış olmaz. İtiraza konu kararı veren mahkemeye dosyanın geri gönderilmesi ve mahkemesince yeniden duruşma açılarak yeni bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkeme, farklı gerekçe ile tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebileceği gibi, 5237 sayılı Yasanın 50.maddesindeki seçenek yaptırımlara çevirme veya anılan yasanın 51.maddesine göre erteleme kararı da verebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasının temyiz yasa yolunu olanaklı kılabileceğinin kabulü mahkemenin elinden değerlendirme yetkisinin alınması sonucunu doğurur ki, yasanın izin vermediği bir hususun uygulama ile temini de mümkün değildir.
5271 sayılı Yasanın 231/12.maddesi de gözönüne alındığında, yasada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulacak yasa yolu hiçbir istisnaya yer vermeksizin açıkça itiraz olarak belirtilmiş olmakla ve sanık savunmanının itirazı konusunda itiraz merciince inceleme yapılıp 14.07.2008 günlü kararla itirazın kabulü ile hükmün kısmen iptal edildiği, bu duruma göre yerel mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından, dosyanın inceleme yapılmaksızın yerel mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına isteme aykırı olarak İADESİNE, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy