MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2011 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü ... savunmanının yaptığı temyiz istemi üzerine Dairemizce 30.03.2011 tarihinde, yokluğunda verilen hükmün hükümlüye tebliği ile yapılan temyize onay verip vermediği sorulup sunarsa temyiz dilekçesinin eklenmesi için dosyanın iade edildiği, kararın 22.08.2011 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, adı geçen hükümlünün temyize onay verdiği veya temyiz isteminde bulunduğuna ilişkin dosya içerisinde bir belge bulunmadığının anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 gün 2008/10-101-113 sayılı kararları da gözönüne alınarak hukuken geçerliliği bulunmayan zorunlu savunmanın yaptığı temyiz isteminin REDDİNE;
Hükümlü ... savunmanı ile hükümlüler ..., ... ve ... hakkında katılan ...’un temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca, sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCY.nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCY.nın 497/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu,
yakınanları silahla, yüzlerine taktıkları maskelerle kendilerini tanınmayacak hale koyarak, birden çok kişiyle, evlerinde ve geceden sayılan zaman dilimi içinde 2000 Amerikan Doları paralarını almak suretiyle yağmaladıktan sonra, her iki yakınanı da, yakınanlara ait otomobile bindirerek köy dışına çıkarmak için hareket eden ancak şoförlük yapan yakınan ...’un aracın direksiyonunu köy muhtarının evinin önüne doğru kırıp araçtan kendisini atması üzerine kaçan sanıkların eylemlerinin;
a)-5237 sayılı Yasanın 149/1. maddesinin (a-c-h) bentlerinin yanı sıra (b ve d) bentlerini de ihlal ettiği gözetilerek aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında (b ve d) bentlerinin değerlendirmeye alınmaması;
b)-5237 sayılı TCY.nın 149/1. maddenin (d) bendinde, yağma suçunun konutta işlenmesinin nitelikli hal olarak düzenlendiği ve anılan Yasanın 42/1. maddesi uyarınca ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçundan ceza verilemeyeceği gözetilmeden, 5237 sayılı TCY.nın hükümlüler yararına olduğu kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması;
2-Tanık Süleyman Yavuz’un, C.Savcılığında 1.12.1998 günü verdiği ifadesinde, sanık ...’in akrabalarının, yakınana zararı olan 2000 doları geri vermeyi önermelerine karşın, yakınanın parayı almadığını belirtmesi karşısında, hükümlüler hakkında 5237 sayılı TCY.nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılmaması;
3-Hükümlülerin eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 497/2, 522/1, (hükümlü ... için 55/3) 59/2; (hükümlü ... için 81/1); 193/2, (hükümlü ... için 55/3) 59, (hükümlü ... için 81/1) maddelerine göre, ek karardan önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 149/1-a-b-c-d-h, koşulları var ise 168/3; (hükümlü ... için 31/3), 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı bakımından yeniden değerlendirme yapılarak, hükümlüler yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
4-Kabule göre de, hükümlülerin, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... savunmanı ile katılan ...’un temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, kararın açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 06.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy