MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını ihlal etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Sanığın yüzüne karşı verilen kararda, hükmün temyiz süresinin ne zaman işlemeye başlayacağı ve yasa yoluna başvuru şekli kararda gösterilmediğinden, sanık ...’ın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
12.09.2008 tarihinde alınan ifadesinde, “Pantolonunun cebinde bulunan 410 TL para ile eşinin çantasında bulunan kredi kartının çalındığını” beyan eden yakınanın, 16.12.2008 tarihli oturumda, “Eşine ait kredi kartının çalındığını ve iade edildiğini” belirttiği; hükmü temyiz etmeyen sanık ...’in 23.10.2008 tarihli oturumda “Kullanmış olduğu uyuşturucunun etkisi ile yakınanın evine girdiğini, pantolonun cebindeki parayı aldığını, küçük bir cüzdan bulduğunu, cüzdanın içinden çıkan 5 TL’yi cebine koyup kartları attığını” söylediği; yakınan adına düzenlenip sanık ...’ın üzerinde bulunan kredi kartının, 12.09.2008 tarihinde yakınana teslim edildiğinin tutanak ile tespit edildiği ve çalınan paranın teslim edildiğine dair belge ya da bilginin dosya içerisinde yer almadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, 3. fıkrası uyarınca da kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy