MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın suçu işlemesinden sonra uzaklaştığı, yakınanın ise yakındaki polis ekiplerine giderek durumu anlatması üzerine sanığın gittiği yöne doğru giden güvenlik güçlerinin yakalama işlemini yapmaları nedeniyle araya kesinti girdiğinden eylemin tamamlandığı gözetilmeden ve bu haliyle de ceza miktarı itibariyle yasal olarak erteleme kararı verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından, ayrıca sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de hükmün doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamış,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nun 51. maddesine göre ertelenen cezanın aynı maddenin 3. fıkrasına göre belirlenecek denetim süresinin tayin olunan hapis cezasından aşağı olamayacağı gözetilmeden 1 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanığın takdiren 1 yıl denetim altında bulundurulmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “5237 sayılı TCK'nun 51/3. maddesi gereğince sanığın 1 yıl 6 ay süre ile denetime tabi tutulmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.