MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza Genel Kurulu'nun 27/11/2010 tarih 2011/274-300; 06/12/2008-144-234, 23/09/1974 gün 224-408 ve 16/04/1973 gün 213-345 sayılı kararlarında açıkca vurgulandığı üzere temyiz süresinin geçirilmesinden sonra eski hale getirme başvurularını değerlendirme yetkisinin Yargıtayda olduğu belirtilmiştir.
... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.05.2010 tarihli hükmü sanıkların yokluğunda verildiği, sanık ...'ya gerekçeli kararın tebliği için çıkartılan tebligatın, “adreste tanınmadığından” bahisle bila tebliğ iade edildiği, adı geçen sanığa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 16.09.2010 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği, kararı bir şekilde öğrenen sanık tarafından 22.12.2010 tarihinde, kararın kendisine hiç tebliğ edilmediğine, 2008 yılından itibaren cezaevinde olduğuna, temyiz hakkından yararlanmayı istediğine ilişkin eski hale getirme talepli bir dilekçe sunulduğu; sanık ...'nın talebini değerlendiren mahkemenin 31.12.2010 tarihli kararı ile sanığın talebinin reddine karar verdiği, sanığın 29.12.2010 tarihli dilekçesiyle dosyanın Yargıtay'a gönderilmesini, 05.01.2011 tarihli dilekçesiyle de 3 senedir hükümlü olarak yattığını ve eski hale getirme talebinde bulunduğu belirttiği somut olayda; anılan Ceza Genel Kurul Kararları ışığında, eski hale getirme konusunda karar verme yetkisi Yargıtayda olduğu gözetilmeden mahkemece ret kararı verilmiş ise de, mahkemenin bu kararının hukuki dayanaktan yoksun ve yok hükmünde olduğunun tespitiyle,
Yokluğunda verilen hükümde, temyiz süresinin başlangıcının belirtilmemesi suretiyle sanık ...'nın yanıltıldığı ve Uyap'tan yapılan sorgulamada gerekçeli kararın tebliğ edildiği 16.09.2010 tarihinde Maltepe Ceza İnfaz kurumunda olduğu anlaşılmakla, adı geçen sanığın 22.12.2010 tarihli dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıkların ... Market isimli işyerinden hırsızlığa teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine girmesine rağmen aynı Yasanın 141/1. maddesinden uygulama yapılması ve adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından, “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.