MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yüze karşı 22.10.2008 günü verilen hükme karşı yasal süresinden sonra 18.11.2008 tarihinde temyiz başvurusunda bulunan sanık ... savunmanının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Sanık ...'nin yokluğunda verilen hükümde, temyiz süresinin başlangıcının tefhimden itibaren başlayacağı şeklinde yanlış anlamaya neden olacak ifadelere yer verilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla, adı geçen sanığın 02.08.2011 tarihli dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
UYAP'tan alınan adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan silinme koşulları oluşmamış mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin ve o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Yargılama giderinin tahsiline ilişkin” bölüm çıkarılarak, “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin paylarına düşen oranda alınarak hazineye irad kaydına” karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/3, 116/1, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3, 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, hükmün kurulduğu 22.10.2008 tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanık ... hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1-) Dosya içinde bulunan, 05.03.2007 tarihli görgü tespit tutanağında,... sayılı adreste eski baraka, kullanılmayan ve depo olarak kullanılan yakınana ait evin kapısının tahta, kilidinin olmadığı, beyaz renkli iple bağlı olduğu, kilit karşılığının paslı, kesik vaziyette ve aynı tarihli diğer tutanakta, giriş kapısının kilidinin bulunmadığı ve beyaz iple bağlanmış olduğunun belirtildiği,
Yakınanın 05.03.2007 tarihli kolluk beyanında, olayı öğrenip gittiğinde kimsenin yaşamadığı evinin giriş kapısının kırık olduğunu gördüğünü; yargılama sırasında alınan ifadesinde, bahsi geçen evin babadan kaldığını ve hiçbir mirasçının oturmadığını, ufak-tefek fazlalık eşyanın bırakıldığı bir ev olduğunu, sanıkların kapıyı kırarak eve girdiklerini söylediği,
Sanık ...'nin 05.03.2007 tarihli kolluk ve sanık ...'nın 07.03.2007 tarihli savcılık beyanlarında, kapının açık olduğunu beyan ettikleri,
25.09.2007 tarihli bilirkişi raporunda, söz konusu evin depo olarak kullanıldığı, kullanılmaz halde metruk bir yer olduğu, kapının eski ve basit bir kapı olup, kapı üzerinde kilit sisteminin bulunmadığının belirtildiği,
Sanıkların savunması, yakınanın iddiaları ve dosyadaki bilgi ve belgeler bu haliyle dikkate alındığında, öncelikle görgü tespit tutanağında geçtiği haliyle kilit karşılığındaki kesiğin olay tarihinde gerçekleşip gerçekleşmediği ve kapıda herhangi bir zarar bulunup bulunmadığına ilişkin hususun, duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekmektedir.
Hal böyle olunca;
05.03.2007 tarihli görgü tespit tutanağında imzaları bulunan tutanak mümzilerinin tanık olarak beyanlarına başvurulup, kapıdaki zararın ne şekilde oluştuğu yakınandan sorulup sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Hırsızlığın yapıldığı yerin konut niteliğinde olmayıp depo olarak kullanılan bir yer olduğunun anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçundan açılan davada sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy