MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıkların temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
II-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanıkların, yakınanın kilitlemek suretiyle bıraktığı aracının kapısını zorlayarak açtıkları, düz kontak yapıp, çalıştırmayı başaramayınca iterek Karanfil Sokak üzerine kadar götürdüklerinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar hakkında yakınana yönelik hırsızlık suçundan tek kamu davası açıldığı ve hükümde 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 143. maddeleri ile bu doğrultuda uygulama yapıldığı halde, aynı Yasanın 62. maddesi ile uygulama yapılırken, “...sanıkların 2 kez ayrı ayrı 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına” karar verilmesi suretiyle hükmün infazında duraksamaya neden olunması,
2-) Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından, “Sanıkların geçmişi, cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanıklara verilen cezadan TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların 2 kez ayrı ayrı 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına” cümlesinden “2 kez” ibaresinin ve “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” karar verilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy