MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, Mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine göre, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ...'nın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA;
II-Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede:
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/3; 116/2, 119/1-c; 151/1. maddelerinde tanımlanan hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımının, hüküm tarihi olan 09.03.2009 tarihinden inceleme tarihine göre geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK' nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE;
III-Sanık ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-) 21.06.2008 gün ve 21:45 saatli olay tutanağı içeriğine göre, sanığın yakalandıktan sonra yakınanın işyerinden çaldığı eşya arasında yer alan 86 ekran LCD televizyonu sakladığı çalılık arazideki yeri gösterip yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden, yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 168/1-4. maddesi ile uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b-) 5271 sayılı CMK'nın 231/6. fıkrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşullarının arandığı; bu bağlamda yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince;
Adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olan sanığın, yüklenen suç dışında dosyaya yansıyan başkaca bir olumsuzluğu bulunmadığı ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden müstakil bir maddi zararın olmadığının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınarak, yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken, “Verilen ceza miktarı dikkate alınarak şartların oluşmaması” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 09.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy