Tebliğname No: 6 - 2009/191639
MAHKEMESİ : Eskişehir Çocuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/04/2009
NUMARASI: 2008/291 (E) ve 2009/150 (K)
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasanın 141 CMK 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararları gerekçeli olarak yazılmak zorundadır. Bu yasa düzenleme ışığında TCK'nın 51. maddesinde yer alan cezanın kişiselleştirilmesi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi halinde, mutlaka gerekçe gösterilmesi zorunludur. Bu gerekçe sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterecek biçimde dosya kapsamına uyan, geçerli ve yasal olmalıdır. 04.05.2007 günlü beyanında pişman olduğunu, 03.06.2009 günlü duruşma da ise ailesi olmadığını zararı gidermek istediği yönünde açıklamaları ise lehe hükümlerin uygulanması istemi olarak değerlendirildiğinde erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca; Kayden 04.04.1990 doğumlu olup, suç tarihinden önce kasıtlı suçundan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, cezanın kişiselleştirilmesi kurumu TCK'nın 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yasada ön görülen ölçütlere göre takdir ile değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmadığından “kasıtlı suçta, sabıkası bulunan sanığın bu cezasını lehe olarak başkaca işleme yer olmadığı” denilerek denetimi olanaklı kılan yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde anılan konuda karar verilmesi,
2- Suç tarihine göre, mala zarar vermek suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu ve yakınanın 03.06.2008 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, müsnet suçtan düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık F.. T.. ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 02.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy