MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; 1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2010 gün ve 240/261 sayılı kararında ve aynı yöndeki bir çok kararında bildirildiği üzere;
5320 sayılı Yasanın ...maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlıklı ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 305.maddesinde, kesin ve temyiz olunamaz hükümlere yer verilmiş ve bu suretle verilen hükümlere karşı ancak yazılı emir yoluna gidilebileceği de belirtilmiştir. Maddenin 1. fıkrasında sayılan ve kesin olduğu belirtilen hükümlerin tekerrüre esas olmayacağı maddenin son fıkrasında açıkça düzenlenmiştir.
Bu açıklama ışığında Mahkemece tekerrüre esas alınan...2.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2007 gün ve 2006/50- 2007/998 sayılı ilamı ile verilen 2.000 TL para cezasına ilişkin hükmün CMUK'nun 305/1.maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas oluşturmayacağının dikkate alınmaması,
2-Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım ile 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesiyle ilgili olarak “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy