MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nn 66/1. maddesinde, sanığa yüklenen ve eylemlerine uyan anılan Yasanın 142/1-b, 31/3, 151/1, 31/3. maddelerinin gerektirdiği suçlar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre de 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşürülmesi gerektiği gözetildiğinde, 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, sanığın hükümlülüğüne karar verildiği 03.12.2008 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ...'nin hazırlık soruşturması sırasında yakalandığında; diğer sanığın adını söyleyip ayrıca çalıp sakladıkları eşyanın yerini göstermesinden sonra 50 YTL para dışında diğer eşyaların ele geçirilip kısmi iadenin sağlandığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre hırsızlık suçu açısından; 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2-5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca, hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adlî para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda, Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlardaki istisnalar dışında kalan diğer suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, anılan maddedeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkranın (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise,yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu, somut olayda sabıkası bulunmayıp suçunu samimi şekilde itiraf ederek işlediği suçtan utanç duyduğunu söyleyen sanık hakkında, öncelikle mala zarar verme ve hırsızlık suçları yönünden ayrı ayrı maddi zarar ve miktarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek, 5271 sayılı CMK'nın 231/9.maddesinin tartışılıp, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinde, sanık yönünden yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşullar da değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden,'' “mevcut delil durumuna göre, sanığın mağdurun zararını gidermediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiştir” biçiminde yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Hırsızlık suçu yönünden uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinde belirtildiği şekilde hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy