MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların, mağdura ait evin kapısına zarar verip içeri girmek suretiyle, hırsızlık suçuna kalkışmaları biçimindeki eylemlerinde; 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 119/1-c maddelerini ihlal eden sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma uygulama olanağı bulunmadığından; tebliğnamedeki bu yöndeki bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ... Ağır Ceza Mahkemesinin uyarlama sonucu ek kararla verdiği 24.04.2006 gün, 2002/187- 2003/227 Esas ve Karar sayılı, 12.05.2006 kesinleşme tarihli ilamında birden fazla suçtan verilen içtimalı ceza bulunduğundan, içtima çözülüp içtima içinde yer alan hükümlülüklerden en ağırının tekerrüre esas alınmak suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53 ve sanık ... açısından 58.maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, sanıklar hakkında 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerine, ''Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına'' cümlelerinin; sanık ... açısından 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerine de, ''Sanığın, ... Ağır Ceza Mahkemesinin uyarlama sonucu ek kararla verdiği 24.04.2006 gün, 2002/187-2003/227 Esas ve Karar sayılı, 12.05.2006 kesinleşme tarihli 6136 sayılı Yasa'nın 13/1.maddesi gereği verilen 10 ay hapis ve 180 YTL adli cezasının 18.07.2007 yılında infaz edilmesinden sonra ve tekerrür süresi içinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlelerinin yazılmsı suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy