MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında,sanık ...'ın doğum tarihinin, 07.08.1987 yerine, 07.08.1986; sanığın tutuklama tarihinin de 13.03.2008 yerine, 13.08.2008 olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi mümkün kabul edilmiş; sanık ...'ın, adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin
3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçu ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilmiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK’nın 225/1 maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği, 25.03.2008 tarihli iddianamede sanıklar hakkında sadece hırsızlık suçundan kamu davasının açılıp, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kamu davası açılmadığı, bu bağlamda anılan Yasa'nın 170.maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde ek savunma ile yetinilerek, dava konusu dışına çıkılıp sanıkların hükümlülüğüne karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık ... hakkındaki hırsızlık suçuna yönelik olarak;
a) 5237 sayılı TCK'nın 51.maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin koşulları ve sonuçlarının aynı olmadığı, bu nedenle önce yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile diğer hususlar dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesi yönünden değerlendirme yapılıp denetime olanak verecek biçimde de ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdir edilmesi gerektiği halde; "Sanığa verilen cezanın ertelenmesine karar verildiğinden ve sanığın kişiliği dikkate alınarak hakkında bir cezaya hükmedilmesine dair mahkememizce vicdani kanaat hasıl olduğu" denilmek suretiyle, çelişki yaratacak biçimde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c bendinde belirtilen hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi,
c) Gerekçeli karar başlığında sanık ... 'nun, tutuklama tarihinin 13.03.2008 yerine 13.08.2008 olarak gösterilmesi; suçun işlendiği yer ve zaman diliminin de gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ... ve ... 'nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy