Tebliğname No: 6 - 2009/226294
MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/02/2009
NUMARASI: 2006/2205 (E) ve 2009/82 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suç arkadaşıyla birlikte, gece vakti, yakınana ait eve girerek atılı suçu işleyen sanık hakkında, zamanaşımı içerisinde konut dokunulmazlığını bozma eylemi ile ilgili yerinde işlem yapılması olanaklı görülmüş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 35/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca, 1 yıl 1 ay 10 on gün hapis cezası tayin edilmesine karşın, gerekçeli kararda, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 765 sayılı Yasanın 493/1, 522, 523 ve 55/3.maddeleri ile 59/2 ile 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca uygulama yapılarak, 594 TL para cezasına hükmedilmesi suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması,
2-) Sanığın, yakınanın evine, açık olan balkon kapısından girerek hırsızlığa kalkıştığının kabul edilip anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan Yasanın 142/2-d maddesiyle uygulama yapılması,
3-) Yaz saati uygulaması dikkate alındığında, olay günü, İstanbul'un Bakırköy ilçesinde, güneşin saat 06.11 de doğduğu, suçun gece saat 04.00 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nın 143/1.maddesi arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-) Sanık hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin uygulanmaması,
5-) Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3.maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.